A. Baki KARACA

Tarih: 16.04.2012 10:06

BU ANLAYIŞ VAN’A YARAR DEĞİL ZARAR VERİYOR!

Facebook Twitter Linked-in

BU ANLAYIŞ VAN’A YARAR DEĞİL ZARAR VERİYOR!
Değerli okurlar depremin üstünden yaklaşık altı ay geçti. Van halkının perişanlığı ve belirsizlik devam ediyor. Tüccarı, esnafı önünü göremiyor. ‘Yarın ne olacak’ kaygısı içinde. Kısa, orta ve uzun vadede, Van için neler yapılacağı net değil. Sayın Başbakanın ‘vatandaş isterse kendi arsasında ev yapacağız istemezse arsa bedeline karşılık TOKİ’de ev vereceğiz ya da arsasını kamulaştıracağız’ ifadeleri  Vanda uygulanıyor mu derseniz, bana göre uygulanmıyor. Yani Vanda sorun çok. Kafalardaki soru işaretleri ise daha çok. İşte ‘ne olacak bu memleketin hali’ ifadesi Van’ın bugünleri için tam da yerinde bir söz. Peki, nedir bu belirsizlik, neler yapıldı, neler yapılmalıydı. Ayrıntılarıyla sıralayayım siz de elinizi vicdanınıza bırakın.
1-Birinci depremin ardından Van TOKİ evleri için Ankara’da müteahhitlere teklif usulü ile dağıtım yapıldı. Bu dağıtımdan Vanlı müteahhitlerin sonradan haberi oldu. Hepimiz aynı ülkede yaşıyoruz ama depremden dolayı mağdur olan Vanlı iş adamları bu vesile ile kalkındırılabilirdi.
2-Bu işleri alanlar Vanlı olmadıklarından dolayı çalıştıracakları işçileri dışarıdan getirdiler. Satın alacakları inşaat malzemelerini de Van’ın dışından temin ettiler. Böylece Van için ticari bir canlılık oluşturmak hayal oldu.
3-KOSGEB aracılığıyla iş adamlarına verilmesi vaat edilen 100.000 TL ise 7000 başvuruya rağmen şimdiye kadar sadece 2000 dolayında iş adamına verildi.
                 Bu konuda hükümeti suçlamak yerine, bankaların ahlaksız-adaletsiz politikalarını gündeme getirmek daha isabetli olsa gerek. Sayın Başbakanın talimatına rağmen gerekli işlemler yapılmadı. Yani bankalar, Sayın Başbakanı dinlemedi. Genelde de böyle olur, bürokratlar bir işin nasıl olacağını değil de, nasıl olmayacağını söylerler. Yıllardır bu konu hep söylenir durur. Ama çözümü noktasında sağlıklı adımlar nedense bir türlü atılmaz.
Bankalar, üst yönetimleri depremden 2-3 ay sonra Rescate Otel’de hükümetten yetkili olanlarla beraber  iş adamlarına verdikleri davette aşağıdaki sözleri bütün katılımcıların huzurunda deklare ettiler:
               “ Verilecek kredilerin faizleri KOSGEB tarafından ödeniyor. 100.000 TL’nin 80.000 TL’si ise HAZİNE ve KGF kefaletindedir. Bundan dolayı bankalar sadece tüccarlardan 20.000 TL’lik kısmı için teminat alacaklar. Kaskosu bile olmazsa 2002 modelin üstündeki tüm araçlar bile ipotek-teminat için kabul edilecektir. “
               Hatta Van ‘daki Banka Müdürleri ‘bunun dışında bir ipotek isterlerse bize bildirin’ diye de blöf yaptılar. 
              Krediye başvuranlar 200.000 TL ipotek vermelerine rağmen Van’daki arsa ve binaları bile ipotek etmekten imtina eden bu bankacıları ifşa etmek bir sorumluluk olsa gerek.
             Daha önce de batıdaki firmalardan birebir ipotek istenirken Van’daki bankalar Vanlı firmalardan %200 oranında ipotek talep edip yine de kefilsiz kredi vermekten çekindiler.            Ülkenin tüm sathında bir ayrım olmadığına inanmak istememize rağmen, maalesef bu bölgeye farklı davranıldığını ve iş adamlarını sıkıntılı durumlarında tefecilere muhtaç ettiklerini defalarca müşahede ettik.
1-       Belediye ve Şehircilik Bakanlığının muğlâk duruşlarından dolayı inşaat piyasası iflas etmek üzere. İş yapamayan ve alacaklarını tahsil edemeyen Vanlı iş adamlarının çekleri bu nedenle yazıldı ve hem bankalar hem de piyasa nezdinde itibarsız bir konuma sürüklendiler.
2-      TOKİ dışında kimse iş yapamaz ve gerekli kurumlardan yeni inşaatlar için izin alamaz durumda.
3-      Getirilen konteynırlar konusu ise ayrı bir muamma. Batıdan getirilen bu konteynırlar Vanlı esnafa yaptırılabilirdi. Hem nakliyeye verilen büyük meblağlardaki maliyet düşmüş olacak, hem de Van piyasasına para girecekti. İşçi istihdamı gerçekleşeceğinden, bir taşla üç kuş vurma gibi rantabl bir durum gerçekleşecekti. Ayrıca yetkililerden ricam; bu konteynır ihalelerini elden zarf usulü ile kimlere verdiklerini de kamuoyuna açıklamaları. Bunun bir zorunluluk olduğunu hatırlatmak isterim. Halk tarafından hiç hoş olmayan şeyler söyleniyor. Eğer ihaleler, ‘kendin pişir kendin ye’ durumunda verilecekse, bu sorumluların başına çok iş açacak, haberiniz ola. Sonra ‘vay bana hatırlatılmadı, vay şu oldu, vay bu oldu’ denmesin. Şimdi hoş olmayan kokular geliyor insanların burnuna, ama böyle devam ederse yarın leş kokusundan yaşanmaz duruma gelinir ve siz de zehirlenirsiniz.
4-      Yardım için alınan gıda ve diğer malzemeler Vanlı esnaftan alınamaz mıydı?
Yukarıdaki sebepler nedeniyle Van ‘da ticari hayat durma noktasında. Bu hatalardan vaz geçilmez düzeltilmezse, Van’ı n perişan olacağını ve ayağa kaldırmanın çok zor olacağını hatırlatmak isterim. Bir taraftan ‘hep birlikte Van’a sahip çıkalım ayağa kaldıralım’ deniyor, diğer taraftan da, İşte yukarıda bahsettiğim nedenlerle Van tüccarına-esnafına ve genel anlamda da Van halkına hiç yararı olmayan işler yapılıyor.
Ayrıca şu anda Van’ın bir başka önemli sorunu da elektrik.
 Depremden etkilenen vatandaşlar, en çok devlet kanalıyla verilen yardımların, depremzedelere dağıtılmamasından şikâyet etmişti.   Vatandaşların bu eleştirilerine Van Valisi Münir Karaloğlu’da 19 Ocak 2012 Perşembe günü; cevaben, Başbakanlık Afet Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından bugüne kadar depremzedeler için 70 milyon TL elektrik faturası ödendiğini belirterek, 'Şimdi soruyorlar, toplanan yardımlar nereye gitti? Devlet sadece günlük 1 milyon TL elektrik faturası ödüyor. Depremin meydana gelmesinin ardından bu ayın başına kadar geçen süreçte Van Gölü Elektrik Dağıtım A.Ş'ye 70 milyon TL ödeme yapıldı. Elektrik, kömür, konteynerin faturası 302 milyondur. Bir konteynerin devlete maliyeti 13 bin TL'dir ve bugüne kadar kente 28 bin konteyner getirildi.' diye konuşmuştu. Elektrik parasının da alınmayacağına dair çok kez açıklama yapılmıştı.
Halkın sıkıntıları hala devam etmekte ve gün geçtikçe de büyüyor. Eğer önlem almazsanız bu acılar gerçek yüzünü bir yıl sonra gösterecek ve o zaman sorunların altından kalkamayacaksınız.
Şimdi soruyorum, hani elektrik faturası alınmayacaktı?  Van'da sanki herkes işinde-gücünde, fabrikalar çalışıyor, herkesin cebine para giriyormuş gibi evlere ve iş yerlerine yüklü miktarda elektrik faturası geldi.  Sayın siyasiler ve değerli yöneticiler; Van halkı, esnafıyla, tüccarıyla gerçekten çok perişan. Öyle anlaşılıyor ki siz sıkıntının farkında değilsiniz. Sizin yanınıza gelip-giden paralı insanlara aldanmayın. Halk perişan ve sizin bu fahiş elektrik faturalarını iptal etmenizi bekliyor. 70 milyon TL ödediğinizi de 3 ay önce açıklamışsınız. Van halkının bütün ödemelerini bir yıl devlet üstlenirse duaları da sizinle beraber olacak ve Van halkı kendine yapılan iyiliği unutmaz. Sizler de bu iyilikten kaçmayın.
Yani hakikaten bu halkın yaşadığını sizler de gözlerinizle gördünüz. İnsanlar ne ile ısınacaklardı? Eğer bu kayıp kaçak bedeli ise başkasının kullandığı elektriği bütün abonelere paylaşmışsanız… Bu nu düşünmek bile doğru değil… Yakışmaz sizlere de… Umarım bu sorunu çözüp halkı rahatlatırsınız.
Ve yıkılacak binalar…
‘Az hasarlı’ ‘orta hasarlı’ denildi, itirazlar yapıldı ama hala sonuçlar açıklanmadı. Vatandaş evinin yerinde kendisine ev yapılmasını istiyor. Ama vatandaşı dinleyen yok. Amaç, TOKİ’ye rağbetin artması. Bu doğru bir yaklaşım değil, bilesiniz. Yapılan TOKİ’lerin sicili bozuk, gidin görün yolları yok, suları gelmiyor. Vatandaş daha oturmadan kabarık ortak gider faturaları vb. Yani Van ilinde önemli boyutlarda ve epey belirsizlik var. Vatandaş önünü göremiyor, oturacağı evi bile bilmiyor. Site sakinleri kendi arsalarında evlerinin yapılmasını istiyor, muhatap yok. Kim kime derdini, sorununu anlatacak, bilinmiyor. Ve bence Sayın Başbakan Van hakkında sağlıklı bilgilendirilmiyor. Bir gün bu dediklerim ortaya çıkacak ama umarım geç kalmayız.
 
 
 
 
 

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —