admin admin

Tarih: 10.04.2012 21:14

ERCİŞİN GÜNEŞİ

Facebook Twitter Linked-in

ERCİŞİN GÜNEŞİ
 Selam dostlar…
 
   Bu gün Erciş’i konuşacağım sizlerle, Erciş’i konuk etmek istedim gönül sofralarınıza. Erciş’in çarşısındayım esnaf harıl harıl çalışıyor. Kaldığı yerden devam ederek adeta hayata tutunuyor. Diriliyor, meydan okuyor çaresizliğe bıkmadan yorulmadan. Biliyor ki bugün batarsa güneş yarın yeniden doğar. Her tarafı sarıyor taze ekmek kokuları gün ışıklarıyla beraber aydınlanıyor bir kez daha. Erciş enkazlarının kaldırılmaya devam ettiği yaralarının sarılmaya çalışıldığı yeşil Erciş… Yeşilinden bir şey kaybetmemiş ama mağrur bir o kadarda ümit var, başına gelen bu musibete isyan etmeden rabbine olan sevgi ve saygısını sabırla gösteriyor çokça şikâyetçi değil halinden Erciş. Yüzlerce can vermiş üzgün yaslı Erciş.
 
 Van gölü de depremden nasibini almış sanki. Kıyılara vurmuyor artık hırçın dalgaları. Erciş i üzmek istemiyor belkide ölen yüzlerce insanına ağlıyor belki de.
 Yıkık dökük ve yorgun binalarıyla depremin çirkin yüzünü haykırıyor kiminin kazanıp kiminin kaybettiği bu imtihanda kazananlardan olmasını temenni ettiğimiz Erciş. ve bu depremde maddi ve manevi yardımına esirgemeyen binlerce can maddi yardımlar gerçekten de göz yaşartan cinstendi. Yurdumun her tarafından gelen yardımlar birlik ve beraberliğin yardımlaşmanın bir başka yansımasıydı. Allah nasıl kuvvetli bir bağla bağlamıştı gönüllerimizi. her şeye rağmen dağılmıyor ayrılmıyoruz. Çorabını giymeyip Erciş e gönderen Erzurumlu Hüseyin amcaya. Bebeğinin mamasını göndermekten çekinmeyen Fatma anneye, depremzedenin halinden anca ben anlarım deyip lokmasını paylaşan Düzceli Mehmet dayıya, düşman çatlatırcasına büyük kutulara muhabbetini koyup gönderen Ankaralı Ayşe teyzeye, Bursa’dan harçlığını gönderen Banu kardeşime, kısacası Erciş’e ve Van’a yüreğini gönderen her kardeşime şükranlarımızı sunuyoruz.
   Zorlu bir imtihandı elbette… Ve bu imtihanda en çok etkilenen elbette çocuklarımızdı… Maddi kayıplarından daha fazla manevi kayıpları… Her sarsıntıda bağıran ağlayan o anı tekrar yaşayan her dersin ilk 15 dakikasını deprem sorularıyla meşgul eden her okula gelişlerinde eve geri dönememe korkusu yaşayan yavrularımız gönüllerindeki enkazları acaba ne zamana kadar kaldırabilirler tahmin etmek zor…
Çocuklarımızın daha sağlıklı topluma katılan ve üretken olmalarını saplayabilmek için manevi desteğe ihtiyaçları var. Aksayan eğitim ve öğretime devam ediliyor ve telafi edilmeye çalışılıyo. Bu durumu atlatmak için psikolojik desteğe, daha fazla ilgiye sevgiye muhtaçlar… Azda olsa onların yüzünü güldürebilmenin içlerindeki yaşam sevincini canlandırmanın yollarını aramak hiç de zor olmasa gerek. Okul bünyesinde ya da dışında psikolojik veya rehberlik çalışmalarına daha fazla ihtiyacımız var. Tiyatro sergi gezi vb. aktivitelerle çocuklar eğlendirilerek eğitilmelidir. Aileler çocuklarını destek konusunda eğitmelidir. Aileler deprem konusunda eğitilmelidir. Çocuklarımızın gündemi değiştirilmelidir. Eğitmek adına çocuklarımızı incitmek veya küstürmek belki de ömür boyu bir yığın enkaza dönüşmesine neden olabilir. yardımlarınızı bekliyoruz ama bu sefer maddi desteğinizden çok manevi desteğinize yani dualarınıza ihtiyacımız var. Erciş’in güneşine selametle…  

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —