A. Baki KARACA
Tarih: 17.11.2013 21:09
SİYASETTEN NEMALANANLAR
SİYASETTEN NEMALANANLAR
Partilerin seçim çalışmaları tüm heyecanı ile devam ediyor. Diğer taraftan partilerin aday adayları da bu aralar kendilerini kanıtlamak için var gücüyle çalışıyorlar. Dikkatimi çeken önemli bir gelişme, yerel seçimlerde aday adayların sayısının çok olması. Bu aday adayı sayısının çok olmasının bana göre birçok sebebi vardır.
Değerli dostlar, bir toplumu yönetmeye kalkışmak ve bu cesareti insanın kendisinde bulması çok ama çok önemli bir yaklaşımdır. Aynı zaman da çok önemli bir sorumluluk ve mesuliyettir. Bir toplumu idare etmek, yönetmek, hakkını teslim etmek, ayrıcalık yapmamak, yıllardır hakkı yenilen fakirin, yetimin, öksüzün, kimsesizin hakkını yemeden teslim etmek, kimsesizlerin kimsesi olmaktır başkan olmak. Belediye başkanı olmak bir toplumun namusunu, ırzını, malını, canını bütün haklarını kendi namusu gibi görmektir ve korumaktır. Sözün gücünü gücün sözünden üstün tutanlar ancak bu bahsettiğim niteliklere sahip olabilirler. Yöneticilik idarecilik yapabilirler.
Şimdi sormak lazım aday adaylarına, Siz aday adayı olurken nelere talipsiniz, hangi düşünce proje ve birikiminizle aday adayı oldunuz. Öyle uçuk olmayacak projeler den bahsediyorsunuz ki, kendiniz bile inanmıyorsunuz.
Ayrıca aday adayların çoğu kendisinin çok taraftarının yani oyunun olduğunu ifade ediyor. Eğer kendisine adaylık verilirse kesin kazanacağını anlatıyor her ortamda. Şimdi adayların bulundukları bölgelere bakın hangi parti ne kadar oy almış gerçeği görürsünüz. Palavraların nasıl havada uçuştuğunu da anlamış olursunuz. Mahallesinde, köyün de ve çevresinde bulunduğu partiye beş oy bile çıkmamış insanlar mangalda kül bırakmıyor. Bu durum ölçümüdür değil bence, ama dürüst olmak lazım. Asıl amaç aba altın sopa göstermek bana vermezseniz size oy yok demeye getirmek istiyorlar. Artık eskisi gibi değil herkes kendi kararını veriyor ve hangi partiye oy vereceği konusunda net olan insan sayısı bir hayli fazla.
Şimdi bakıyoruz bazı partilerde temayül yoklamaları, kamuoyu araştırmaları ve sonrada STK ve bazı gazetecilerle görüşülerek değerlendirmeler genel merkezler tarafından yapılacak. Muhtemelen herkes çeşitli lobiler oluşturarak bu sorgulamalardan birinci çıktığını anlatacak, bulunduğu toplumlara. Bazı basın yayın organlarına da çeşitli yöntemlerle bu tür haberler yaptırmaya çalışacaklar görüldüğü üzere. Tabi bu yoklamalarda genel merkezlerin amacı çok farklı. Ama aday adayları hala merkezlerinin neden bu tür girişimlerde bulunduklarını anlamadıklarını anlıyoruz bu yaptıkları ve konuştukları ile.
BDP’ de yaklaşık 110 aday adayı müracaat etmiş. AK parti de ise 77 kişi müracaat etmiş belediye başkan adaylığı için. Diğer partilerle beraber 200’e yakın aday adayı bulunuyor belediye başkanlığı için. Belediye meclis aday adaylığı için de tüm partilerden yaklaşık 2000 kişi ye yakın müracaat var.
İnanılmaz bir rakam özellikle BDP’ de tarih de görülmemiş bir yoğunluk yaşanıyor. Sebebi güneşli havadan mı bilmiyorum ama çok konuşulacak tartışılacak bir durum. Bu kadar çok müracaatı görünce insan şaşırıyor ve demeden de edemiyor doğrusu. Bu kadar sayısı çok bizi yönetecek insan varken biz neden bu kadar sıkıntılar zorluklar yaşıyoruz. Hem kent olarak hem de yaşayanları olarak.
İnanın kıymetli dostlar, aday adaylarının çoğu kendilerine adaylık verilmeyeceğini biliyor. Yani siyasetten nemalanmak için, siyasetten geçinmek için müracaat eden insan sayısı çok fazla. Kimisi müteahhit ihale almak için, kimisi de memur, şef, müdür çeşitli atamalar için. Anlayacağınız yerelde ve genel de iktidarın nimetlerinden faydalanma kurnazlığı. Ayıptır, yazıktır, günahtır, büyük vebalin altına girdiğinizi hatırlatmak isterim. Biliyorum! Birçoğu bu yazdıklarımı üstüne almayacak ama vicdanlı olanlarda çıkacak sanıyorum. İşte bu yazdığım sorunları kim denetliyor kim evirip çeviriyor diyeceksiniz, bunu kestirmek zor. Çünkü bu kentin çivisi çıkmış, denetleyen, hesap soran, sorgulayan, sonra geri dönen yok. Bütün pisliklerde geri dönüşümü olmayan bir ilde yaşıyoruz. Yani herkesin yaptığı kendisine kar kalıyor anlayacağınız şimdilik.
Geçen AK partide temayül yoklaması yapıldı. Mertçe aday olmayanlar yada olamayanlar, arkada kendi adamlarına yani yakını olan üyelerine kendileri için oy kullandırttılar. Genel merkezin, bunları yutacağını mı zannediyorlar. Bugün sözde partili dava yol arkadaşım dediği insanlara sırf kendi menfaati ve geleceği için nanik yapan bu insanlar yarın iktidara gelse neler yapacaklar varın siz düşün. Bu ne kadar çirkin bir durum herkesin aday olma hakkı vardır. Adaylığın hiçbir kriteri kalmamış ne de olsa. Sırrı Süreyya önderin dediği gibi; İdris Naim ŞAHİN’İN içişleri bakanı olduğu bir ülkede herkes her şey yapabileceğini düşünüyor. Bunun çok net örneğini Van’da görmek mümkün.
Aday adaylarının içinde çok kıymetli insanlar da var, saygın beylerde bulunmaktadır. Umarım herkes hak ettiğini alır ama maalesef zor. Birçok önemli ismin partilerde aday olmamaları düşündürücü olsa gerek. AK parti il başkanı Abdullah ARAS, şoförler odası başkanı Faruk ALPASLAN, TSO başkanı Necdet TAKVA, eski Milletvekili Kayhan TÜRKMENOĞLU, Has parti eski il başkanı Rasim aslan. Ve eski araştırma hastanesi başhekimi Profesör Çetin KOTAN Bey… Şuan aklıma gelen ilk isimler bunlar başka birçok isim var oldukça kıymetli tabii ki.
Bu isimler, bence önemli isimler. Dikkate alınacak fikirleri, görüşleri olan ve aynı zamanda etkin kimseler. Özellikle Çetin KOTAN Bey bilgi birikimiyle insanlığı ile adam gibi adam. İlla de birilerinin dayısının olması mı gerek aday olması başkan seçilmesi için. Gelişmiş toplumlarda böylesi önemli şahsiyetleri gider zorla ikna eder gel bizi yönet derler. Artık bırakalım adamcılık yapmayı. Yıllardır böyle ayak oyunları ile hem kendimizi hem de kentimizi batırdık. Bu gidişle daha çok batıracağa benziyoruz, çünkü: huylu huyundan vazgeçmiyor.
Bakın Van’da daha önce Milletvekilliği ve belediye başkanlığı yapmış kimi bulabilirsiniz Kayhan TÜRKMENOĞLU dışında? Onun için ayrı bir ifadede bulunmak gerek Van halkının Kayhan beyi takdir etmesi lazım.
Kimisi iş yerleri, malı, serveti burada ondan dolayı kalıyor diyebilir. Bence öyle değil. Bu serveti ile batı illerinde kat kat fazla ticari gelir elde edebilir. Kanaatimce, Van ilini sevdiği için bu kentte duruyor. Van tarihinde kendi ilinde kalan tek eski vekil. Hem ilinde istihdam sağlıyor, hem de önemli yatırımları bulunuyor. Bu nedenle Kayhan beyin bu kentte yeri çok ayrı olmalıdır. TAKVA gibi genç dinamik bu ilden umudunu kesmeyenlerin kanaatimce önemli yerlerde olmasını, bu kentin dinamikleri istemeli ve zorlamalı. Biz kıymetli bilgin insanları fazla bulamıyoruz, bulunca da harcamak için çok gereksiz ucuz çabalarda bulunuyoruz. Yukarıda ismini saydığım insanları severiz yâda sevmeyiz her birinin bulundukları konum itibari ile çok önemli artıları bulunmaktadır. Şimdi, bu isimleri sayarken art niyetli kafasında tilkileri oynatanları da görüyor gibiyim.
Şunu da hatırlatmakta fayda var. Mevcut aday adaylarının, özellikle büyük şehir belediye başkan adaylarına yer verilmeyeceği söyleniliyor. Bu durum ne kadar hakkaniyetli olur, iyi düşünüp karar vermek lazım. Hakeza aynı durum diğer bölgeler içinde geçerlidir. AK parti de Hüseyin çelik bey her ne kadar çeşitli ekranlarda Van’da aday olmayacağını söylese de, istemiyorum ama yan cebime koyun der gibi bir tavır için de. Sonra Van’ AK parti kaybederse ben istemedim siz zorladınız demeye getiriyor.
BDP’ de ise şu an büyük şehir için tek aday Bekir Bey görünüyor. Yapılan anketler de BDP önde. Özellikle isimler üzerinden yapılan anketlerde, Başbakan ERDOĞAN’IN yaptırdığı özel ankette yine Bekir KAYA bey önde görünüyor.
Son olarak şunu söylemek istiyorum. Büyük şehir olma imkânına sahip olan Van ilinde, seçimleri kazanan, bu ilin son 25 yılına damgasını da vuracak. Kaybeden partiye de tam 25 yıllığına geçmiş olsun demek isterim. Nedeni ise çeşitli daire başkanlıkları ile birlikte, yaklaşık on bin kadrolu insan işe alınacak. Tabi bu işe alınan insanlar çalıştırılmak için alınacak. Ama ne acıdır ki; belediyelerde işe giden insan çok az. Çünkü: her parti kendi adamını kolladığı için her yer ruhsuz mezarlıklara dönüşmüş. Belediyelerin başarısızlığının en büyük nedeni, kadroların liyakatsiz ve niteliksiz insanlardan olmasıdır.
Gelen başkan liyakatini gösterir, kendi ekibini oluşturabilirse, tabi işi bilen insanlar ile başarılı olur. Artık kurnazlıkla değil. Şeffaf ve hizmeti düşünen, bilgi üzerine bir siyaset yapılmalıdır. Kazananın Van olmasını diliyorum.
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —