A. Baki KARACA

Tarih: 29.04.2013 11:38

GELMİŞ BAHAR…

Facebook Twitter Linked-in

GELMİŞ BAHAR…
Son günlerdeki gelişmeler, değişen gündemlerin sıklığı ve beraberinde getirdiği sessizlik, inşallah hayra alamettir. Özellikle ilimizdeki sessizlikle, geneldeki sessizliği birbirinden uzak görmemekle birlikte, ülke gerçekliğindeki yansımasını nedendir şuan için kestirmek mümkün değil gibi görünüyor.
Bu nedenle aslında şunu demek istiyorum: İlimizde özellikle üstünde durulan bir konu yok, gündem yok. Barış sürecinin dışında, ilin geleceğe yönelik, nasıl olacağına dair bir düşünce ve fikir de ortalıkta yok. Bu düşüncemi daha önceki yazılarımda farklı ifadelerle dillendirdim. Farklı bir bakış açısı ile anlatmak gerekirse; Van için kısa, orta ve uzun vadede neler yapılacağını ve nelerin yapılması gerektiğini ortaya koyacak bir planın ve projenin ortaya konulması aciliyet arz etmektedir. Van ilinin sorunlarına hâkim, en azından 50 kişilik akil adamlar heyeti kurarak, Van nasıl gelişebilir, değişebilir, içinde bulunduğu sıkıntılardan nasıl kurtulabilir diye bir çalışma başlatılmalıdır.
Kürt sorununun çözümü noktasında barış sürecinin estirdiği bahar rüzgârı, ülkemizdeki çoğunluğu mutlu etmiş durumda. Bu nedenle ortamı fırsat bilerek bu boşluktan yararlanabilecek yukarıda da bahsettiğim akil adamlar öncülüğünde ve sulandırılmadan; Van’ın eğitimi başta olmak üzere göç, sağlık, ekonomi, hayvancılık, mülteci, yatırım sorunu, yapılması gereken hizmetler, turizm, spor, uyuşturucu, sokağa terk edilmiş ve madde bağımlısı kimseler, kapkaç, hırsızlık, çete gibi tutumlar sergileyen çocukların sorunu, ihalelerdeki haksızlık, yolsuzluk ve adrese teslim gibi dağılımdaki haksız rekabetin doğurduğu sorunlar, işsizlik, sefalet, düşünce özgürlüğü, Kürt sorununun barışçıl sürecinden sonra yaşanabilecek sosyal, ekonomik ve kültürel sorunların hazırlığı, anlaşmaya göre suça bulaşmamış, dağdan inecek gençlerin durumunun hazırlığı, vs. Bunları daha da arttırabiliriz.
Yukarıda saydığım sorunların insanımızın belini büktüğünü ve bu nedenle önünü göremeyen halkın beklentilerini, oluşturulacak aklıselim gündemlerle ve sıkça yapılması gereken toplantılarla, ama hakikaten ‘akil’ adamlar öncülüğünde çok şey yapılabilir düşüncesindeyiz. Kaldı ki büyükşehir olan bir ilin yapması gerekenler; ileriye yönelik düşüncelerini bütün kurumları ile ortaya koymaktır. Tabi şu ana kadar Van’da yapılan ama ne olduğu belli olmayan sözümona adı ‘koordinasyon kurulu’ ama gerçekte koordinasyonsuzluk toplantısı olan, giden insanların da uyuyarak toplantının içeriği hakkında hiçbir fikri olmadığı, ne de olsa sonraki toplantıya başkasını göndeririz düşüncesiyle bu kentin sorunlarını gerekli mercilere, mülki idareye doğru anlatmayan, yani sümenaltı eden türden toplantılardan bahsetmiyoruz. Soru soran, sorgulayan, denetleyen ve gerekirse teftiş kurulu oluşturan bir yapıdan ve anlayıştan bahsediyorum. Göstermelik toplantıları bu kent çok gördü. Artık bıkkınlık getiren, samimiyetten yoksun bu toplantıların yerine ahlakın, liyakatin, sadakatin ve dürüstlüğün olduğu toplantılar gerçekleştirilmeli.
Batıdaki Türk kardeşlerimiz ve sürece endişeli bakan bütün kardeşlerimiz için de söylemek istediğim bir şey var: Şu unutulmamalı ki, ülkemiz artık eskisinden daha kötü olmayacak, aksine çok daha iyi olacak inşallah.
Bakınız kaç aydır Allah’a çok şükür bir cenaze haberi duymadık ve müthiş bir hava var artık. İnsanların yüzüne bakın, çok fazla çatık kaşlı insan da göremezsiniz. Nedeni ise mutluluk, huzur rüzgârları. Umut estiriyor.
Sayın Başbakan’ı da anmadan, kutlamadna geçemeyeceğim doğrusu. Sayın Erdoğan, bedenini bu sorunun çözümü için ortaya koymuş, her türlü riski göze almış. Gelin bizler de, bir insanın ölmemesi için sadece elimizi taşın altına koyalım. Dikkat edin, savaştan beslenen alçakların sesi çok çıkmaya başladı. Namussuzlar kadar namuslular da cesur olmalı değil mi sizce? Konuştuğunda ya yalancıktan ya da yalan konuşan ve bol keseden atan, barış edebiyatı, süslü sözler söyleyen çok olur. İş başa düştüğünde ise, kıvıranlar çok olur. Gerçek suratlar belli olur, hala akletmeyecek miyiz?
İşte, değerli Van’ı yönetenler ve yönetmeye talip olanlar. Gelin bu yolculukta bizim de bir dikili ağacımız olsun. Klasiktir, ama güzel bir sözdür; “karanlığa küfredeceğine bir mum da biz yakalım.” Haydi değerli yöneticilerimiz ve Van ilinin bütün söz sahibi insanları. Ey Van halkı, bu fırsatı, bu güzel ortamı iyi değerlendirelim. Hayat standartlarını arttırmak için önemli bir fırsat var karşımızda. Geç kalırsak, her zamanki gibi olur, sondan birinci kalmaya devam ederiz.
Allah, doğru düşünmeyi ve doğru yaşamayı nasip etsin. Allah zulmedenlerle birlik hareket etmekten ayrışıp, hakkı bilen ve tutup ayağa kaldıranlardan eylesin, bizleri uyandırsın.
 
 
 

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —