A. Baki KARACA
Tarih: 19.08.2012 23:08
VAN’IN ‘DEĞİŞİM’E DUYDUĞU HAYATİ İHTİYAÇ
VAN’IN ‘DEĞİŞİM’E DUYDUĞU HAYATİ İHTİYAÇ
Bizler bugün değişen ve gelişen dünyada ne yapıyoruz? Bu gelişimin ve değişim neresindeyiz? ‘Dünya insanı’, bilgisi ve düşüncesiyle, istediği çok şeye hâkim ve sahip olurken, biz kısır döngüler içersinde kıvranmaya devam ediyoruz. Ben yaklaşık 20 yıldır gazetecilik mesleğinin içindeyim. Van ile ilgili konu ve konuşulanların hep aynı olduğunu görüp, duyunca ‘bu gidişle Van’da yine bir şey olmaz’ umutsuzluğuna kapılıyorum. Öyleki atanan, seçilen, rektörler, her toplantıda hem kendilerini konuşmak zorunda hissediyor hem de aynı şeyleri tekrar dile getiriyorlar.
Farklı projelerden bahsedilmesini bekliyorum, değişik bir söz duymak istiyorum ancak duymak mümkün değil. Yıllarca aynı şeyleri konuşan bu insanlar, arşivlerine dönüp bakarlarsa, ne dediklerini, yaptıkları açıklamalarını ertesi gün dinlerlerse başlarını öne eğip düşünecek ve değişimin zorunlu olduğunu fark edecekler. Kendilerini yıllardır tekrar ettiklerini fark bile edemiyorlar çünkü.
“İnsanı önünden ve ardından takip eden melekler vardır. Allah’ın emriyle onu korurlar. Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah, bir kavme kötülük diledi mi, artık o geri çevrilemez. Onlar için Allah’tan başka hiçbir yardımcı da yoktur.” Kur'ân-ı Kerim » 13 / RA'D - 11
“Bir toplum kendisini değiştirmedikçe, biz onları değiştirmeyiz” ayetinden yola çıkarak kendimizi değiştirmemiz gereken o kadar çok eksiğimiz var ki. Gençliğimiz, bütün değerlerinden uzaklaştırılmış bir vaziyette, kendilerini tabiri caizse bu bataklıktan kurtaracak öncüler, örnekler arıyorlar, ama örneklik edecek kimsemiz de yok gibi. Büyüklerimiz iyi örnek olamıyor, tamamen siyasallaşan ideolojik saplantılar içinde. Acılar çeken gençlik, tarumar olmuş bir durumda. Büyük-küçük, saygı ortamı bozulmuş. İşte, değişimi anladığını iddia edenler de gençliğe bir şey verecek durumda değiller.
Çok okuyan, doğru okuyan, değerlerine sahip çıkan, neye inandığını, hangi siyasal anlayışın içinde olduğunu bilerek uygulayan insanlar yetişsin diye beklerken, körü körüne aklını kiraya veren, başkalarının aklı ile yol alan, hiç araştırmayan, sorgulamayan, her şeye kayıtsız şartsız itaat eden bir topluluk ve ‘özelinde’ gençlik görüyoruz karşımızda. Toplumsal sorumluluğunu tamamen yitirmiş insanlar haline gelmiş, bireyselci, kendini düşünen, başkasının canı cehenneme mantığı, bizi egoist yapmış. Tek başına yaşayan, kendini beğenen, başkalarının fikrine önem vermeyen, hatta saygı bile göstermeyen bencil insanlar haline gelmişiz. Ama unutulmamalıdır ki, çevremizdeki acılar bir gün bize de gelip çatacak ve o gün yaptıklarımızla karşı karşıya kalacağız, ama ne çare.
Onun için doğru yerde ve sürekli bir değişim şart. Yıllardır Kürt Meselesi gibi devasa bir sorunla yaşıyoruz. Ve bu sorun nedeni ile uzun yıllardır belirsizlik içerisindeyiz. Önümüzü göremiyoruz. Kürt Sorununa bağlı olarak çeşitli ambargolarla da karşı karşıyayız. Özellikle bölgede ya tarafın belli olacak ya da heba olacaksın, ortası yok bu işin. Kısacası normal koşullarda yaşamıyoruz. Bu nedenle de sürdürülebilir bir ekonomik yapı yaratmakta zorlanıyoruz. Ancak Kürt Sorununa rağmen de bir şeyler yapılabilir.
Ekonomimizi, altyapımızı, sektörlerimizi geliştirmek ve diğer illerle de rekabete hazırlamak için adımlar atabiliriz. Ama atamıyoruz! Çünkü değişime kapalıyız. Esnek değiliz. Esnek bir ekonomik yapımız yok. Diyaloga açık, katılımcılığı esas alan, değişimi kendine şiar edinmiş yönetim anlayışlarından uzağız. Net olamamaktan ve dik duramamaktan dolayı istikrarsızlık ve kararsızlıklar ekonomik sorunlarımızı daha da büyütüyor.Yanlışlarda ısrar etmeyi onur meselesi yapmaya devam ediyoruz. Ortak aklı arayıp bulmada mahir değiliz. Sorun çözmek yerine sorun yaratmakta üstümüze yok. Çok konuşmayı maharet sayan bir anlayışa sahibiz. Partiler politika üretemiyor. Zaten ilimizde sağlıklı bir muhalefet de yok. Zaten siyaset yapmak da oldukça zor.
Herkes bir şekilde bulunduğu konumu ya da pozisyonu koruma adına ülkenin geleceğini riske özetlemiş oluruz. Bütün gördüklerim sürekli bir şekilde değişmemiz gerektiğini söylüyor bana. Ama bırakın değişimi sürekli kılmayı en küçük bir değişime dahi direniyoruz biz. Direndikçe de daha dibe doğru sürükleniyoruz. Eğitimde, işsizlikte, yatırımda, gayri safi milli hâsılada olduğu gibi. Artık mevcut yapı, alışkanlık ve anlayışlarla bir yere gidemeyiz, bunu bir kere net bir şekilde anlamalıyız. Üst düzey STK sorunumuz var Bir şekilde değişimi başlatmak ve değişmek zorundayız. Bu nasıl olacak, doğrusu ben de çok fazla bilemiyorum, ama bildiğim tek şey Van ilinin çok acil bir değişime ihtiyaç duyması. Çünkü böyle yürümüyor, her şey ortada.
Birçok ilde krizler, şoklar yaşanır ama reformlar, yenilikler yapılarak aşılır. Ama Van’da istikrar olmadığı için devam eder. Bizim ihtiyacımız, gelişim için sürekli değişimdir. Bunun için katı düşüncelerden vazgeçip bilinçli, altı doldurulur, esnek bir anlayışa ihtiyaç vardır. Bunu yaparak ekonomik yapımızı, sektörlerimizi, altyapımızı, işgücümüzü, sosyal ve kültürel üst yapımızı, ülkenin geneli ile uyumlandırma yolunda çalışmalara hız vermeliyiz. Dünyada yaşanan gelişim ve değişime ayak uyduramadığımız ve içe dönük kendi sanal âlemimizde yaşantımıza devam ettiğimiz her gün, zaten izolasyonlar altında yaşadığımız günümüz koşullarında, dünyadan biraz daha koparacaktır. Buna birileri dur diyebilmelidir. Bu da cesaret ve liderlik gerektirir.
Gelinen aşamada en büyük bir diğer sorunumuz da Van’da siyasi liderlik boşluğu yaşanmasıdır. Siyasi liderlik boşluğunu ilimiz Van’da gidermek zorundayız. Ayakta kalmak ve varlığımızı sürdürmek için bunu başarmalıyız. Yoksa bizi hiç de iyi şeyler beklemiyor. Böyle bir değişim hareketinin aklı başında insanlar tarafından Van’da ortaya çıkacağını da belirtmek istiyorum. Bunun epeyce zamandır çalışması yürütülüyor, alt yapı çalışmalarında sona yaklaşıldı. Kanaatimce iki ay sonra kamuoyuna isimleri ile deklare edecekler kendilerini. Eğer çıkacak bu ekip bağımsız çalışarak toplumun bütün değerlerine sahip çıkar, Van ilinden ve ülkemizin önemli katmanlarından da destek bulursa, başarılı olacağına inanıyorum. Çünkü acil bir ihtiyacı gidereceklerini ve önemli bir boşluğu dolduracaklarını düşünüyorum.
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —