AK Parti'nin "Kim olsun?", "Büyükşehiri kime emanet edelim" sorularına sıkça sorduğu bir dönemde öyle bir isim çıktı ki belki de AK Parti'yi bugüne kadar dillendirdiği isimleri bir kez daha gözden geçirmesini sağlayacak. Özellikle aşiret desteğinin, BDP'den oy alabilecek potansiyelde bir siyasetçinin ve halkın sempatiyle bakacağı 'yeni' bir yüzün arandığı bu yerel seçimde AK Parti'nin aradığı o isim aslında partiye çok da uzak değil. Hem siyasetin hem de halkın fazlasıyla içinde bulunan, buna ek olarak şimdiden geleceğin de başbakanı olarak anılmaya başlayan Numan Kurtulmuş'un en yakınındaki Vanlı isim olan eski HAS Partili Rasim Aslan bu süreçte aranılan kan olduğunu söylemek işten bile değil aslında. Başbakanın ABD görüşmesinde yanında bulunduğu üç kişiden biri olan Numan Kurtulmuş'un da gelecek yerel seçimlerde AK Parti'de söz sahibi olacağını düşündüğümüzden Van için Aslan'ı işaret etmesi de çok uzak bir ihtimal değil haliyle. AK Parti'nin gökte aradığını yerde bulacağı tarzda bir isim olan Aslan, şu sıralar partisinden çok BDP'nin gündeminde zira Gevdan aşiretinin desteğini arkasına alarak seçime girmesi BDP'nin de en çok çekindiği konulardan birisi… AK Parti'nin uzun yıllar yoksun kaldığı 'Gevdan' aşiretinin gücünün bir gün bir Milli Görüşçü ile kazanacağını kim bilebilirdi ki… Numan Kurtulmuş'un gidişi AK Parti Genel Merkezi'ne ayrı bir güç kattı katmasına ama Van'daki HAS Parti'den AK Parti'ye katılımın çok ayrı bir önemi ve anlamı var hiç şüphesiz. Uzun yıllar Milli Görüş ile siyaset yapan ve Milli Nizam Partisi'nden Saadet Partisi'ne kadar görev yapmış bir isim olan Rasim Aslan, Numan Kurtulmuş ile birlikte kurulan HAS Parti'nin il başkanıyken bir anda arkasındaki desteği de alarak AK Parti'ye geçiyordu. AK Parti'ye büyük bir katılım ile geçen Aslan ve ekibi daha ilk teşkilatlanma çalışmalarında dışarıda bırakılırken, bu duruma onda küçük de olsa bir kırgınlık yaratıyordu. "Ama olsun, siyaset uzun soluklu bir şey" diyen Rasim Aslan, "Biz AK Partili olarak çalışmaya devam ediyoruz" dese de "Olsaydı daha iyi olurdu" demeden edemiyordu. Şu an BDP'nin de en güçlü seçmen kitlesi olan Gevdan aşiretinin desteğini AK Parti'ye getiren isim olarak AK Parti'ye büyük bir güç de taşıyan Aslan, AK Parti ile ilgili çok da samimi konuşuyordu Şehrivan Gazetesi olarak kapısını çaldığımızda. AK Parti'yi güçlü gören Aslan, bir şeye deyinmeden edemiyor. O da AK Parti'nin biraz daha hızlı ve net çalışması gerektiği… Büyükşehir adaylığını sorduğumuzda ise "Nasip" diyerek geçiştiriyordu. Ak Parti'nin onu alarak sadece bir kişiyi değil büyük bir kitleyi hatta bazı partileri de yanına alabileceği Aslan bu anlamda AK Parti'nin önünde büyük bir seçenek olarak durmuyor değil. Kendisi adaylığı ile ilgili net bir cevap vermese de ileride onun ile ilgili sürpriz gelişmeler olduğu kesin… Onun aklında bir şeyler olduğu kesin, ama parti onu düşünüyor mu bilinmez…
Röportaj: Ömer Aytaç AYKAÇ
AK Parti'deki süreci konuşmadan önce Ak Parti'ye katılınızla başlamak istiyorum. Nasıl oldu bu geçiş süreci?
Bildiğiniz gibi Saadet Partisi'nden ayrılıp HAS Parti'yi kurduk. Ben de bu süreçte partinin kurulum aşamasında hem de kurucu kurul üyeliği hem de il başkanlığı yaptım. Genel Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş'un AK Parti'ye katılım süreci uzun istişareler ve toplantılar sonucunda gerçekleşti ve sayın genel başkanımız AK Parti'de grubu ile birlikte daha yararlı ve anlamlı çalışmalar yapacağı kanaatine vardı. Ülkemizde daha faydalı olacağımıza inandığımız için AK Parti'ye katılmaya çoğunlukla karar verdik daha sonra İstanbul Haliç Kongre merkezinde kurucu kurul üyeleri ve il başkanlı ile sayın başbakanımızın katıldığı ve tek tek tanıtılarak genel başkanımızla birlikte AK Parti'ye katılmı yaptık. Van'a döndükten sonra AK Aprti İl Başkanı Abdullah Aras Bey'in AK Parti'ye katılımımızı beklediklerini onun için teşkilat olarak bütün ilçelerle birlikte katılma kararı aldık. Sayın İl Koordinatörümüz Şanlıurfa milletvekili Yahya Akman ve Van Milletvekillerinin de bulunduğu bir gönde AK Parti saflarına katıldık.
Siz Numan Bey'in gitmesi nedeniyle mi katıldınız yoksa AK Parti'ye şahsi olarak bir sempati mi var?
Bu genel bir karardı. Daha önce de genel başkanımız ile birlikte SP'de de birlikte hareket ettik ve kendisine verdiğimiz bir söz vardı. Yani sonuna kadar birlikte hareket edeceğimizi söylemiştik. Tabi biz de teşkilatımızla görüştük. Tüm birimlerimizle görüşerek genel başkanımızın da kararını da göz önüne aldıktan sonra karar birliğine vardık. İşte o karar ile birlikte genel başkanımızın da Ak Parti'ye geçmesi bizim de kararımız olduğu için biz de katılım sağladık. Daha önce bizim aldığımız şahsi bir karar değildi.
"GEVDAN AŞİRETİNİN DESTEĞİ BÜYÜK OLACAK"
AK Parti'den önce Saadet'ten ayrılıp Has Parti'ye geçme süreciniz var. Bu anlamda bir bölünme oldu mu? Yani HAS Parti'den AK Parti'ye geçerken de bir fire oldu mu? Yoksa yine topluca mı geçtiniz?
Biz grup kararı aldık. Az önce de söylediğim gibi hem merkez ilçe başkanımız, hem ilçe başkanlarımız, ve herkesle görüştük. Diyebilirim ki yüzde 99'luk bir oranla AK Parti'ye geçtik. O gün kimlerle yola çıkmışsak bugün de aynı ekiple AK Parti'deyiz ve beraber çalışıyoruz. Geride kalan kısım çok ama çok az bir orandır.
Ya seçmen kitlesi? Onlar da sizinle mi hala?
Güçlü bir seçmen kitlemiz var bizim. Geçmişten bugüne bu hep böyle olmuştur. Geleceğimizi de güçlü görüyorduk HAS Parti'de. Dolayısıyla şu anda AK Partili olarak AK Parti'ye güçlü bir ekiple katıldığımızı söyleyebilirim. Ben arkamdaki güce bu anlamda fazlasıyla güveniyorum. Gerek o zamanlar HAS Parti'ye gönül vermiş insanlar gerekse şu anda bizimle AK Parti'ye geçen insanlar olsun… Buna bir de aile ve aşiret desteğimizi de eklersek memnun edici bir oran çıkacaktır.
"AK PARTİ'DEN BİR BEKLENTİMİZ OLMADI"
Geçişi yaparken bir beklenti var mıydı? Mesela AK Parti'ye geçtikten sonra bir ilçe başkanlığı ya da başka bir görev?
Biz Ak Parti'ye geçtiğimiz zaman onlar zaten bütün kongrelerini yapmışlardı. Tüm Ak Partili arkadaşlarımız görevinin başındaydı. Zaten siyaseten ve ahlaken de bir insanın yerine geçmek gibi bir düşüncemiz olamazdı. Bizim de aklımızdan zaten böyle geçmedi. Ben Sayın Aras'a da arz ettim. Böyle bir düşüncemiz olmadığını söyledim. Hiçbir mevki ve makamda gözümüzün olmadığını ve sadece AK Parti'ye güç katmak için geldiğimizi ve AK Parti'de çalışmak istediğimizi söyledim. Biz aldığımız bir kararı uyguladık ve AK Partiliyiz diyerek Ak Parti'ye katıldık. Bir beklentimiz olmadı kesinlikle.
Van'ın büyükşehir olmasından sonra kurulan İpekyolu ve Tuşba ilçelerinde başkanlık için adınız geçti ama size görev verilmedi? Siz mi istemediniz yoksa onlar mı vermedi?
Bizim bu ilçelerin teşkilatlarının belirlenmesi sürecinde her ilçeye iki arkadaşımız ayrı ayrı müracaat yaptı. İpekyolu'na da Edremite de, Tuşba'ya da toplam 6 kişi müracaat etti. Ama hiçbir şekilde kendimle ilgili ne bir isteğim oldu ne herhangi bir ilçeye müracaatım oldu. Yeni yönetimlerle ilgili görüşlerimizi de koordinatörlerimize ilettik. Yani benim bir görev beklentim yoktu ama beraberimde olup da benimle birlikte bu yola giren arkadaşlarımızdan en az bir tanesine yeni ilçelerden birinde görev almasını isterdim. Van tekşikaltınca uygun görülmedi.
"KIRGIN DEĞİLİM AMA…"
Bundan dolayı yeni partinize karşı bir kırgınlık var mı?
Kırgınlık var demektense verilseydi daha olurdu diyebilirim. Ama siyaset uzun soluklu bir yol, dünyanın sonu değil diye düşünüyorum. Bu kararın nasıl verildiğini tartışmak istemiyorum. Biz zaten güçlüyüz. Ak Parti'de ve AK Parti'nin kazanması için bütün gücümüzle çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. İlla ki birileri ile çalışma lüksümüz yoktur. Öyle bir karar verildi, böyle uygun görüldü. Biz göreve gelen arkadaşlarımızı tebrik ediyoruz. Biz AK Partiliyiz, yine Ak Parti'nin içindeyiz. Belki teşkilatın içinde yer almıyoruz ama kendi ekibimizle çalışmaya hazırız. Çalışacak güçteyiz de, çalışmayı da biliriz. Yönetimde de olmasak kendi ekibimizle çalışmalarımızı yaparız.
Teşkilatlarda görev almamanızla birlikte gözler yerel seçimlere çevrildi. Kulislerde büyükşehir belediye başkanı adayı olarak gösterilebileceğiniz konuşuluyor? Olabilir mi?
Öncelikle şunu söylemek istiyorum bizim İl Koordinatörümüz olan Urfa Milletvekilimiz Yahya Akman'ın da bu anlamda benim İpekyolu ilçe başkanlığında görev almam yönünde teklifi oldu. Bunun ardından AK Parti Genel Merkezi'mizden de teklif geldi. Ama takdir edersiniz ki iki arkadaşımı oraya önerdikten sonra o iki arkadaşımın omzuna basıp görev almam mümkün değildi. Hayatımda hiçbir zaman böyle bir şey de yapmadım. Bana uygun da değil zaten. Belediye başkanlığı meselesine gelince AK Parti büyük bir parti ve ben eminim ki belediye başkanlığı noktasında yeterli birikime sahip muazzam insanlar çıkacağına inanıyorum. Bu hususta parti güçlü bir partidir, toplumun takdir edebileceği çok sayıda aday adayı çıkacaktır.
ASLAN BÜYÜKŞEHİRE ADAY MI?
Cevabınız pek açık olmadı… Diyelim ki yapılan değerlendirmelerde siz ön plana çıktınız ve siyasi geçmişiniz, deneyimleriniz ve bir de mensubu olduğunuz Gevdan aşiretinin de etkinliği göz önüne alınarak büyükşehir için böyle bir teklif geldi, ya bu durumda cevabınız ne olur?
Ben AK Parti'nin adaylar konusunda zengin olduğunu söyledim. İnanıyorum ki Van halkının beklediği vasıflarda aday çıkacaktır. Ben yukarda saydığınız vasıflarda adaylar olduğuna da inanıyorum. Bu adaylar da profillerine göre şekillenecek, şekillendiği zaman halk da doğru adayı seçecektir. Sonuçta AK Ak parti'de güçlü adaylar çıkacak…
Peki katıldığınız AK Parti'yi nasıl görüyorsunuz?
AK Parti'deki bir çok ismi yıllardır bizzat tanır ve bilirim. Ben bu insanların hiç birine yabancı değildim. Ayrı partilerde siyaset yapmış olabiliriz ama partideki insanların bir çoğu yıllardır görüştüğümüz birbirimizi tanıdığımız insanlar. Partiye gelince yabancılık çekmedik yapı olarak neredeyse aynı görüşün insanları olduğumuz için bir sıkıntı yaşamadık. Her ne kadar görevim olmadığı için partide fazla bulunmasam da ortamı iyi gördüm. Gördüğüm kadarıyla partide iyi bir birliktelik sağlanmış gerek teşkilat gerekse vekillik bazında birlikte hareket ediliyor. AK Parti'nin gençlik kolları ve kadın kolları çok faal bir çalışma içindedir yine. Yerel seçimlere fazlasıyla hazırlanmış olarak gördüm. Teşkilat olarak yerel seçimi kazanmak için biraz daha güçlü ve baskın olmamız gerekiyor. Güçlü bir partideyiz ve bu gücü etkili bir şekilde kullanmalıyız. Benim gördüğüm tek sorun bu… Yani ben yıllardan beri bu anlayışla siyaset yapıyorum. Allah'a şükür kimseden korkum yok. Biz bu seçimde bu gidişle Van'ın en ücra köşesine kadar gidip vatandaşımızdan oyumuzu isteyeceğiz ve bu tempoyla partimizin devam etmesi halinde kesinlikle büyükşehir belediyesini kazanacağımıza inanıyorum.
"HALEN BÖLGEMİZDE AŞİRETLERİN ROLÜ BÜYÜK"
Arkanızdaki gücü biliyoruz. BDP'nin de büyük kısmını Gevdan aşireti oluşturuyor. Bu anlamda partiye geçişiniz AKP'ye büyük güç kattı. Aşiretin büyük desteğini alarak büyük oy getireceğini düşünüyor musunuz?
Ben kendimi bildim bileli hocamla birlikte hareket ettim. Milli Görüşün içinde de yer aldım sonraki partilerimizde de. Aşiretim de beni bilir. Ne ilkelerimden, ne görüşümden ne de duruşumdan ömrüm boyunca taviz vermedim. Bundan sonra da verdim. Ben şu an AK Partiliyim ve AK Parti için elimden geleni de yapacağım. Ümit ediyorum Ak Parti'de ciddi bir çalışma yaparım ve bu konuda aşiretimin de desteğini alırım. Doğrudur aşiretimiz hem sayıca hem de etkin olarak büyük bir yapıya sahip. Bu anlamda aşiretimin büyük bir seçmen kitlesine sahip olduğunu da biliyorum. Bu anlamda da arkamızda güçlü bir kitle olduğunu söylemek yanlış olmaz. Benim durduğum yerde arkamda duracaklarına ve bana güç katacaklarına inanıyorum.
Yerel seçimlerde aşiretlerin ve baskın ailelerin etkili olabileceğini düşünüyor musunuz? Biliyorsunuz büyükşehirde artık ilçeler de kırsal da etkili olacak…
Elbette… Ama buna rağmen Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana aşiretlere pek önem verilmemiştir. Yine de aşiretler tüm seçimlerde de aktif rol oynamıştır. Aşiretlerin rolünü ve ilkesini yok saymak çok yanlış bir şeydir. Halen de Van'da aşiretçilik daha fazla devam etmektedir. Göreceksiniz ki bu seçimde aşiretler çok büyük rolü olacaktır. Bu da bazı partilere artı veya eksi getirecektir. Ak Parti bu potansiyele sahip ve güçlü bir partidir. Özellikle Ertoşi aşiretinin AK Parti'de gücünün çok fazla olduğunu gördüm. Yine birçok aşiret ve ağalığını da Ak Parti'de gördüğüme sevindim. Ak Parti bu anlamda da güçlüdür bunun da gücüyle yine güçlü çıkacağına inanıyorum.
"BÜYÜKŞEHİR ADAYINI HERKES TANIMALI"
Bir dönemler Belediyenin de sahip olduğu bir Ak Parti var. Ama büyükşehir olunca Van'daki önemi iyice değişti. Hatta bu seçim Ak parti için dönüm noktası olarak görülüyor. Sizce bu anlamda büyükşehiri nasıl alır Ak Parti?
Ak Parti bir seçim kaybetti ama geleceğe daha güçlü bakıyor. Onun için daha farklı bir çalışma sistemi uyguluyor. AK Parti hem merkezde hem de ilçelerde hem de ücra köylerden bütün teşkilatlarla çok güçlü görünecektir. Zaten bu yönde çok büyük çalışmalar mevcuttur. Hamleleri doğru yapmamız halinde kazanmamak için bir sebep yoktur.
Biraz da adayları konuşmak gerekirse sizce vatandaş büyükşehirden neyi bekliyor? Sizce nasıl bir aday bekliyor vatandaş?
Benim düşüncem büyükşehiri yönetecek başkan bölgede tanınmış bir aday olmalı. Herkesin tanıdığı, bildiği geçmişi temiz bir aday gösterilmeli. Bunun yanında aşirete bağlı ve Kürt kökenli bir aday olmalı. Tüm bunlara ek olarak belediyeye de muktedir olacak bir aday seçilmeli. Van'ın her noktasında kendisini gösterecek ve en ücra köylere kadar gidebilecek bir ismin olması gerekir. Tabi bunlar seçilmek için gereken ilk gereklilikler. Tüm bunların ardından bu anlamda iyi bir ekibe sahip olması gerekecek. Önemli olan bu ismi bulabilmek. AK Parti'de bu güce sahip bir çok ilkeli ve girişken arkadaşlarımızın olduğunu biliyorum.
"HEDEFE KİLİTLENDİK"
Başbakan geçtiğimiz günlerde verdiği bir demeçte kendisi bile 2009 yılında Van'da yanlış yapıldığını kabul etti. Hemen akabinde de Van'a bir bakan aday gönderilebileceğini söyledi. Sizce dışarıdan gönderilen bir aday başarılı olur mu?
Bence Vanlıyı Vanlı yönetmelidir. Van'ı çok iyi bilen, hayatı Van'da geçmiş özellikle her türlü insanın seviyesine inmeyi beceren ağayla ağa, beyle bey, alimle alim, gençle genç… Her çeşit insanın seviyesine göre hitap edebilcek, bilinçli, hitabesi düzgün, kabiliyetli, Van'da yetişmiş ve tüm çevrelerce tanınan bir adayın olması çok farklı olacaktır. Ve kazanması daha yüksek olacaktır. Çünkü dışarıdan gelenlere Van halkı iyi bakmıyor.
Ak parti'den yana bir takım şikâyetler geliyor vatandaştan. Her ne kadar yönetimde olmasanız da sözü geçen insanlarsınız, bu anlamda milletvekili seçiminde yanlış yaptığı söylenilen 2009'da yanlış yapıldığı söylenen bir teşkilat var sizce bu kez doğru aday seçilebilecek mi?
Yani arkadaşların bir kısmının AK Parti'den şikâyetçi olması gayet doğaldır. Herkes memnun olacak diye bir şey yok. Şikayetler teşkilatın çalışmasını artırır. Vekillerimiz gördüğüm kadarıyla birbirine çok bağlı, birbirini anlayan bir yapıya sahip ve bu isimler birlikte teşkilatın uyumlu bir çalışması mevcut. Geçmişteki yanlış anlamaların şu anda AK Parti'de mevcut olmadığını görüyorum. Teşkilatla da birbirini dinleyen, kollayan ve sayan bir profil olduğunu hissediyorum. Benim gördüğüm bu teşkilat artısıyla eksiksiyle birçok diğer teşkilattan çalışkandır. Bence seçime odaklanmış ve hazırlıklı bir durumdayız. Hedefe kilitlenmiştir. Büyük bir çalışma sergileyecektir.
"BDP ÇALIŞANLAR KONUSUNDA TAHAMMÜLSÜZ"
Biliyorsunuz Van büyük bir deprem yaşadı. Depremden sonra ciddi değişiklikler oldu. Ama halen şehirde bir dağınık bir görüntü var. Yani halen büyükşehir izlenimi vermiyoruz. İki caddeye hapsolmuş bir büyükşehir var. Bu anlamda sizce Van'ın kurtuluş reçetesi nedir? Van'da ne yapılmalı sizce?
Evet Van büyük bir deprem geçirdi. Van halkı çok sarsıldı. Fakat bir anda bütün Türkiye bir Van oldu. Yardımların ardı arkası kesilmedi. Benim gördüğüm ve hissettiğim ne Valilik ne de Belediye böyle bir şeye hazırlıklı değildi. Çok ani yakalandı yani. Onun için halkımıza ulaşımda zorluk çekildi. Ama keşke böyle depremlerde hemen bütün resmi görevliler değiştirilse veya yanlarına ek yapılsa çünkü onlar da nihayetinde halkla beraber aynı depremi yaşadıkları için onların da aileleriyle ilgilenmeleri gerekmektedir. Kendilerine gelmeleri için onların da bir sürece ihtiyacı vardır. Ben depreme hazırlıklı olarak sadece iktidarı gördüm. Başbakanın bakanlarla birlikte gelip hemen müdahale etmesi çok etkili oldu. Ayrıca hem konteynerlerin hem hızlı gelmesi hem de halkın başka illere sevkedilmesi büyük bir felaketi önledi. Zaten büyükşehirin temelleri de işte o depremle atıldı. Van'ın her yerinde yeni yerleşim bölgeleri oluşturuldu. Cumhuriyet tarihinde bunun bir ilk olduğuna inanıyorum. Tüm evi yıkılanlar TOKİ'den ev sahibi edildi. Takdir edersiniz ki komutanlar savaş zamanında mevzilerini terketmemişlerdir. AK Parti Van teşkilatı demek ki milletvekilleriyle, il başkanları, kadın kolları, gençlik kolları, ilçe başkanları ve encümenleri bir çalışmanın yapıldığı görülmüştür. Bu da demektir AK Parti teşkilatı o süreçte imtihanı kazanmıştır. Başka hükümetlerin zamanında da olan depremler oldu. Eğer o illere yolunuz düşerse halen halkın evsiz ve perişan olduğunu göreceksiniz. Bu da Van'a ve Vanlıya başbakan tarafından verilen önemi arz etmektedir. Van'ın genel durumu ve belediyeye gelince… Öncelikle kim Van'a ne yaptı o konuşulmalı. Ben hiçbir zaman çamur at izi kalsın gözüyle siyaset yapan biri değilim. Bu anlamda şu andaki belediyenin artısı varsa mutlaka eksiği de mevcuttur. Acaba belediye şimdiye kadar ne yaptı, ne yapması gerekirdi? Bunları hepsini elbette zamanı konuşacağız. Ama yaptıklarını inkar etmediğimiz gibi yapamadıklarını da tabiki halka izah edeceğiz. İşte benim siyasi tavrım böyledir. Biz AK Parti olarak nasıl BDP'nin eleştirilerine hazırsak, BDP'nin de bizim eleştirilerimize tahammüllü olması gerekir. Şunu söylemek gerekiyor ki BDP'li Belediye ve yöneticileri bu anlamda beni çok şaşırtan şeyler yaptılar. En basitinden sol görüşlü ve hukukçu bir belediye başkanının olması büyük düşünmeyi gerektirir. Hele hele işçinin de hakkını veren ve sosyalist bir belediye başkanıysa bu isim… Mesela hiç aklımdan çıkmıyor. Küçük bir grev yaptı bir ara belediye işçileri. Ben de sendikacıyım dolayısıyla bu konuları yakından takip ederim. Bunu da söylemeden geçmek istemiyorum, ufak bir işçi kitlesinin bir günlük işi bırakması doğal bir olaydır. Zaten işçinin tek silahı ya grev ya işi bırakmaktır. Bunun da sebebi uğradıkları haksızlığı belediye başkanına ulaştırabilmektir. Ya seslerini başkana duyuramadılar ya da biri duyurmalarına müsaade etmedi. İşçilerin hele hele BDP'nin çalışanları ve üyeleri olmasına rağmen işten atılmalarının yanlış olduğuna inanıyorum. Sosyal adaleti bilen ve özellikle de hukukçu bir belediye başkanının tekrar bunu gözden geçireceğine de inanıyorum. Bana göre işten atılmaları sendikacı olduğum için, ağır bir karar olarak görüyorum.
Tekrar yerel seçime dönelim o zaman… Şu sıralar özellikle kırsalda gelen bir rahatlık hakim ama aynı zamanda kırsalda PKK'nin vatandaşı şimdiden yönlendirmeye çalıştığı yönünde iddialar da var. Yerel seçimlerde sizce bu nasıl olacak bir baskı artacak mı? Siz böyle bir baskıyla etkileyeceğini düşünüyor musunuz?
Bu bölgede barışın sağlanması için herkesin elinden geleni yapması gerekiyor. Biz bir barış sürecindeyiz ve çok zor günler geçirdik. Bu günlerin bir daha geri gelmemesi, anaların gözyaşlarının dinmesi, birlik ve beraberliğin devam etmesi için herkesin ve herkesimin elini taşın altında koyması gerekiyor. İster BDP'den gelsin ister bir başkasından toplumun üzerine gelen baskı o partiye veya yapıya zarar vermekten öteye geçmez ve parti tabanının başka partilere kaymasına sebebiyet verir. BDP örgütçü bir partidir bunu da çok iyi bildiği için tabanının başka partilere kaymasına müsate etmeyecektir. Eğer geçmişe bakarsak bir çok partinin bu şekilde tabanınını kaybettiğini görüyoruz. Ben böyle bir şey olacağını düşünmüyorum. Böyle bir şey olursa da BDP bu işten zararlı çıkacak. Bunu söylüyorum. Yani bdp bu anlamda oy kazanmayacak aksine oy kaybedecek.
"BARIŞ İÇİN HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI"
Peki, başlatılan bu çözüm süreci hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce o barış ortamı yakalanabilecek mi?
Türkiye'de barışı yakalamaktan başka çare yok. Az önce biz aşiret bazında da konuştuk. Yapılan savaşlar ne olursa olsun sonu barışla sonuçlanır. Savaş kolaydır ama barış yapmak zordur. Barış büyük bir erdemliktir ve zoru da başarmak gerekir. Mutlaka barış sürecinde bazı zorluklar yaşayacağız. Barışı istemeyenler zorluklar çıkaracaktır ama ben eminim ki hem BDP, hem PKK ve hem de Türkiye'deki diğer siyasi görüşler buna hazırlıklıdır. AK Parti bunu sonuca erdirmek için elinden geleni yapacaktır ve yapmaya da çalışıyor. Ama şunu da söylemeden geçmek istemiyorum AK Parti kadar Kürt halkını önemseyen ve ön plana çıkaran, Cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir parti gelmemiştir. Geçmişe baktığımız zaman Doğu ve Güneydoğu'nun asker postalları altında nasıl ezildiğini, faili meçhulleri nasıl yaşadığımızı, inancı, görüşü ve dili bakımdan hangi zorluklara uğradığımızı hep beraber yaşadık. Bunun geri gelmemesi gerekir. Darbe yapanlar, demokrasiyi ezenler, demokrasiyi hiçe sayanlar, faili meçhulleri Doğu'da yaşatanlar, kardeşi kardeşe düşürenler, Ergenekoncular, baskıcılar şu anda cezaevlerindedirler. Bunu AK Parti hükümeti başarmıştır. İşte barışın çok iyi geçeceğinin bir göstergesidir. Eminim ki biz Kürt halkı bilinçli ve sabırlı, silahla değil kalem ve siyasetle haklarımızı aramaya devam ettiğimiz müddetçe Türkiye'de ve dünyada daha çok söz sahibi olacağız ve Avrupa'da olduğu gibi Türkiye'de de eksik olan isteklerimiz yerine gelecektir. Onun için dış baskılara boyun eğmemeliyiz. Her ne kadar içimizdeki Ergenekoncuları hallettik ise de dışarıdakilerin karşısında da dik durmayı başarmalıyız. Türkiye'deki bütün STK'lara, toplum önderlerine, Kürt aydınlarına ve bütün siyasi partilere sesleniyorum: Herkes taşın altına elini koysun barış mutlaka bu ülkeye gelmelidir ve gelmesi için çok çalışmalıyız.
Son olarak uzun yıllar tüm kademelerinde yer aldığınız milli görüş ve bu görüş çerçevesinde kurulan partileri göz önünde bulundurursak yerel seçimlerde AK Parti birlikte hareket etme gibi bir durum olabilir mi?
Bence bunu adaylar belirleyecek. Biraz önce de saydığım vasıflarda adaylar sizin söylediğiniz bütün görüşleri kucaklayacak ve bu zenginlikleri barındıracak bir profil çıkarsa kardeş partilerden de destek alacağı inancındayım. Zaten mutlaka o partilerin de aday ile ilgili görüşlerinin alınması gerekir. Bunu geçmişte de yaşadık, onun için herkesin görüşü alınmalıdır. Bence bu partilerdekiler de bu partiye gönül verenler de bu adaylara göre hareket edeceklerdir. Eğer bu güveni veren ve bu ilkelere has bir aday olursa saydığınız partiler bu adaya kayacaktır ben buna inanıyorum. En azından büyükşehir noktasında böyle bir destekleri olacaktır. Görüşüm bu yönde.