Konuşma Sonu Bir mesaj yaz...

banner207

Yöneticilerin Hesap Günü Var mı?

-Bir Rektörün Aklında Kalanlar-

Yöneticilerin Hesap Günü Var mı?


Muş Alparslan Üniversitesi Kurucu Rektörü ve devamında seçilmiş Rektör olarak iki dönem görev yapan Prof. Dr. Nihat İnanç; yaşadığı tecrübeleri konu alan bir kitap yayımladı:

“Yöneticilerin Hesap Günü Var mı? 
-Bir Rektörün Aklında Kalanlar” 

isimli kitap, Çıra Yayınlarından çıktı. 368 sayfadan oluşan kitap, Türkiye’de tüm seçkin kitapçılarda ve kitapyurdu.com gibi çok sayıda internet sitesinde satışa sunuldu. 

Van’ın çıkardığı ilk, Türkiye’nin ise en genç rektörlerinden olan Prof. Dr. Nihat İnanç; 2008 yılında Rektörlüğe atanmış ve yedi yıl görev yapmıştı. 

Prof. Dr. İnanç; kitabında birbirinden ilginç uygulama ve tecrübeleri, roman dilinde, kendine özgü bir üslupla anlatmış. Görsel materyallerle de desteklediği kitap, bir solukta okunacak bir akıcılığa ve çekiciliğe sahip. 

“Yöneticilerin Hesap Günü Var mı?”
Kitabından aşağıdaki bazı alıntıları siz okuyucularımız için yaptık:

Üç meslek grubu cübbe giymektedir ve üçünün de cübbesinde ilik-düğme yoktur; din adamları, akademisyenler ve yargı mensupları. Adaleti, bağımsızlığı, tarafsızlığı, sorumluluğu, özerkliği ve özgürlüğü ifade eden bu kıyafetlere bürünmüş gerçek meslek erbabı; hiçbir otoritenin önünde eğilmezler ve iliklenecek düğmeye sahip olmazlar.

Bir yönetici; onuruyla, haysiyetiyle, birikimiyle, kişiliğiyle, öz gücüyle bir ‘Duruş’ sergilemeli ve koltuğuna güç vermelidir. Herkesle ‘iyi’ olan bir yöneticinin; ya bir zafiyeti ya da bir çıkar ilişkisi vardır.

Asîl bir makam sahibi, oturduğu koltuğa güç verendir. Gücün kaynağı koltuk değil, koltuğa oturan olmalıdır.

Allah herkese makam nasip etmez, her makam nasip ettiğine de hizmet etmeyi nasip etmez. Bu bilinçle hareket ederek; oturulan makamın ve tüketilen zamanın hakkını vermek gerekir. Geçmişi eleştirerek yahut gelecek zamanı konuşarak, kişi kendisini avutmamalıdır. Yahut devraldığı miras, kişiyi atalete sevk etmemelidir. Çünkü hiçbir sistem; sadece geçmişten aldığı miras ile ayakta kalmadığı gibi, gelecek üzerine kurduğu hayallerle de yol almamıştır.

Her şeyden önce; herkes, kendi bireysel imtihanını verdiğini unutmamalıdır. Bir başkasının başarısı ya da başarısızlığı, bir diğerinin; ne sığınacağı bir liman, ne de mazereti olmalıdır.

Makam sahipleri, daha işin başında, tuzaklara karşı dikkatli olmalıdırlar. Kendilerine sunulan gayrimeşru imkânları, marifeti kendilerinden menkul zannederek, kullanmaya kalkışmamalıdırlar. Çoğu zaman görünmeyen bir el tarafından, makam sahiplerine imkânlar verilerek, hata yapmaları ve şantaj dosyalarının oluşturulması hedeflenir.

Başta makam sahipleri olmak üzere, tüm çalışanlar “Haklar-Sorumluluklar” dengesini hatırlamalı ve hayat terazisinde bu dengeyi sağlamaya çalışmalıdırlar. Ne kadar hak varsa o kadar da sorumluluk olduğu unutulmamalıdır. Hakkını ararken sıfır tolerans gösteren, sorumluluğunu yerine getirmezken sonsuz mazeret sunanlardan olunmamalıdır.


“Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız” (İsra Sûresi:13)

...Yıl 2008... Gerek ülke gerekse yükseköğretim alanı, adeta mayınlarla döşeliydi. O günlerde risk fazlaydı, sahada ise risk alan çok az sayıda insan vardı. Bugün birçok alanda sahip olunan rahatlıklar; kimsenin lütfu olmayıp, o günlerdeki zorlu şartlardaki mücadelelerle kazanılmıştı...

Bugünden geçmişe bakıp, geçmişin bir fotoğrafını çekerek muhasebesini yaptığımızda; birçok konuda doğru tavır aldığımızı ve haklı olduğumuzu görüyoruz. Bizi eleştiren yahut haksız gören bazı kesimlerin ise; bizi, ancak bugün anladıklarına ve hak verdiklerine şahit oluyoruz. Halkın ve yöneticilerin; terör örgütleri ve Fethullah Gülen taraftarlarının insafına terk edilmesini eleştirdiğimiz için, kamu güvenliğinin sağlanmasının esas olduğunu söylediğimiz için biz suçlanıyorduk...

Beş yıl gecikmeli de olsa; tespitlerimiz, endişelerimiz ve tedbirlerimiz hususunda haklı olduğumuz anlaşılmış oldu. Fakat terör örgütleri ve Fethullah Gülen taraftarları için bugün alınan tedbirlerin de, en azından stratejik olarak doğru olmadığını belirtmek durumundayız. Tarihe; yine, yeni bir not düşme adına!


Prof. Dr. Nihat İnanç tarafından kaleme alınan; “Yöneticilerin Hesap Günü Var mı?” adlı kitap, başta Çıra Yayınları olmak üzere, tüm seçkin kitapçılardan ve kitapyurdu.com, perpakitap.com gibi birçok internet sitesinden temin edilebilir. 

Çıra Yayınları:

https://www.cirayayinlari.com.tr/Products/Yoneticilerin-Hesap-Gunu-Var-Mi-540.html

Kitapyurdu 

//m.kitapyurdu.com/index.php?route=products/productdetail&product_id=451485


Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2018, 09:43
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ecem kaan akinci
Ecem kaan akinci - 1 yıl Önce

Nihat beyin tabiki daha önce doktora tez kitaplarını okumuştum bilim adına baya geniş acıdan faydalı kıranlardı bilgi sahibi olduk yeni kitabını aldım dürüst açık ve net anlatmış zaten nihat beyin yaşadıklarına da Allah sabır versin baya mücadele etmiş onun gibi keşke.her yönetici brukrat larda davransa bari başarılar dilerim.hayirli uğurlu olsun sayın hocam

Cem ergezen
Cem ergezen - 1 yıl Önce

MUHTEŞEM KITAP OKUMA ŞANSIM OLDU GERECEKLER DURUSTLUK LE ANLATILMIŞ BAYA SORUNLAR YAŞANMIŞ BUNLARLA BAŞA ÇIKMAK BAYA ZOR GIBI MÜCADELE VAR YENINKOTAPLARINIZI BEKLIYORUZ SAYIN HOCAM

SIRADAKİ HABER

banner241

banner248

banner141

banner140

banner238

banner247

banner203

bayan escort bursa escort escort gaziantep istanbul escort escort izmir escort izmir izmir escort istanbul escort denizli escort escort bayan

Konuşma Sonu Bir mesaj yaz...