banner151

banner140

banner236

banner200

banner141

banner161

banner203

banner204

banner207
21 Ekim 2018 Pazar

BÜTÜN OYLAR HDP’YE!!...

MASKELİ BALO

Bilgin Erdoğan

09 Ekim 2018 Salı 10:31
MASKELİ BALO
banner76

Maskeli balo

Hiç bir sey eskisi gibi degil.

Riya semadan yağan yağmur sanki kezzap tadında ciddiyeti eriten.

Samimiyet yüreklerdeki yitik.

Bir maskeli balo yaşadığımız dünya .

Derinliksiz ve içi boşaltılmış.

Sadece sevgiler değil kavgalar dahi samimiyetsiz.

Sahte sloganlar cümbüşü.

Duygu kalpazanlığı..

Baudrillard ve simülasyon kuramı..

Fransız bir sosyolog olan Jean Baudrillard, modern dünya insanının algısını “ Simülasyon Kuramı ” ile açıklar.

Özellikle kapitalizmin ve medyanın etkisiyle günümüz insanının algısı gerçeklikle kopmuştur. Yaşadığımız evren imajinatif olan ile gerçek olanın karıştığı patofizik bir evrendir.

Suriyede ölen insan haberleri ve parçalanan bebek cesedleri ve ardından ve hemen ardından çamaşır deterjanı reklamı.

İşte tam olarak anlatılmak istenen bu.

Televizyon kapatıldığında insanın aklında kalan bir parça Suriyedeki zulüm ve çocuk cesedleri bir parça bilmem hangi siyasinin çocuğunun düğün merasimi ve daha bilmem hangi sanatçının son çıkarttığı albüm ve kimin kiminle evleneceği haberi ve yine Afrikadaki derisi kemiğine yapışmış bir çocuk.

Bu durum yaşadığımız dünya adeta çok kişilikli bir insan tipini ortaya çıkarmaktadır.

Afrikadaki sefaleti seyrederken ardından gelen bir eğlence programı insan duygusunun kökenine dinamit koymaktadır adeta.

Sokak çocuklarının veya evsiz insanların haberlerinin ardından çılgın Noel ve Yılbaşı kutlamaları insan duygularını hakikatin sarsılmaz zemininden kaypak bir alana sevkettirmektedir.

Her bir şey üret ve erit mantığıyla tükenme esasına göre işlemekte.

Savaşlar dahi eskisi gibi samimi değil. Savaş malzemeleri için çıkartılmaktadır.

Barış hakeza samimi değildir zira o da tıb malzemeleri sattırmak için.

Ne aşklar ne de nefretler samimi.

Ah şu sefil hokkabazlık!

Bakan ama göremeyen bir dünya içinde yaşadığımız..

 İki yüzlü anlamına gelen hipokrat kelimesi kadim Yunan dilinde tiyatrocular için kullanılıyordu. Zira oyuncu tiyatroda kendi kişiliğini değil bir başkasını oynar.

Zaten Latince iki yüzlülük anlamına gelen “hypocracy” bir şeyin arka planı, altı anlamındaki “hypo” ile yargı ve düşünce anlamına gelen “krei” kelimelerinin birleşimidir.

Dün emperyalizmi protesto için Amerikan markası telefonunu duvara vuranlar bugün emperyalizmin Truva atı bir dev şirket Mckinsey ile anlaşma yapanları alkışlıyor.

Sahte mücevher üretenler dünyanın her yerinde cezalandırılır ya peki sahte umut ve ideal üretenler?

Bu denli derin tutarsızıkların sosyal psikoloji açısından bir karşılığı olmalı.

Neden bu şahsiyet kırıklığı?

Bu aralar dini liderlere tapınmak çok tartışılıyor. İyi de ediliyor..

Ya peki siyasi lider tapınmacılığı!

Muhafazakar taassup..

 Oysa ki partizanlık en az mezhep ve meşrep taassubu kadar zararlı.

 İşte tevhid öyle güçlü bir argümandır ki birbirinden kopuk bu anlamsızlık çukurunda kaybolmuş böylesi patofizik bir dünyayı ulvi bir anlam ve manayla buluşturur.

Yani vahyin ifadesiyle insanlığı anlamsızlığın karanlığından anlamın aydınlığına çıkarır.

Ne mutlu vahyi rehber edinip Allah'tan başka hiç bir otoriteye tapılmayacağını sadece sözleriyle değil eylemleriyle ve duruşlarıyla dahi ispat edercesine yaşayanlara !

Selam ve dua ile

escort antalya

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • Haber Sistemi DEMO v5 - 08 Ekim 2011Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV