banner194

banner197

banner151

banner140

banner200

banner148

banner141

banner161

banner203

banner204

banner207
22 Kasım 2017 Çarşamba

SOĞANDA GÖREVDEN ALINDIĞINI RESMEN AÇIKLADI!

Avrupa parçalanır, Türkiye daha da büyür! İşte tarih böyle tersine döner!

İbrahim Karagül

30 Ekim 2017 Pazartesi 10:10
Avrupa parçalanır, Türkiye daha da büyür! İşte tarih böyle tersine döner!
banner76
 atalonya’nın bağımsızlık ilanı sadece İspanya’yı bölmekle kalmadı, Avrupa’nın etnik fay hatlarını harekete geçirdi. Artık hiç kimse, hiçbir güç Avrupa içi çözülmeyi, ayrışmayı hatta ülkelerin ardı ardına parçalanmasını durduramaz. Bence Avrupa’nın 20. Yüzyıl'ı yeni bitmiş, 2. Dünya Savaşı sonrası kurulan düzen dağılmış, siyasi hesaplar sıfırlanmış, eski haritalar raflardan indirilmiş, etnik ayrışmanın belirleyeceği yeni bir siyasi tarih başlamıştır. 
Bundan sonra Güney Avrupa’dan en Kuzey’e kadar, Avrupa siyasi tarihinde ne kadar devletçik varsa, ne kadar etnik mesele varsa, ne kadar tarihi anlaşmazlık varsa, ne kadar derebeylik geleneği varsa hepsi günyüzüne çıkacak, o hafıza canlanacak, tarihi iddialar yeniden uyanacak, masaya gelecektir. 

Bırakın AB’yi, Avrupa’da birçok ülke bölünecek..


2. Dünya Savaşı sonrası ürettiği, kurumsallaştırdığı bütün değerleri, kurumları birkaç yılda terör ve güvenlik politikalarına kurban eden, dünyaya söylenebilecek bütün sözlerini tüketen Avrupa, kendi içine, iç hesaplaşmasına dönmüştür. Bu değerlerle, üst kurumlar ve söylemlerle iç sorunlarını bugüne kadar örtmeyi başarabiliyordu ama artık o örtü de ortadan kalkmış, bunun sonucu olarak da jeopolitik çözülme dönemi bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır.

Bu aşamadan sonra Avrupa Birliği tartışmaları anlamsızdır. Çünkü böyle bir birlik artık olmayacaktır. Güney, Kuzey, Doğu ve Merkez Avrupa ayrışacak, birlik içinde daha küçük bölgesel yakınlaşmalar denenecek, çözülme bu şekilde engellenmek istenecek ancak küresel ölçekte güç haritasındaki sarsıcı değişimler buna bile izin vermeyecektir.

Artık “Ortak Avrupa” hayalleri tarihe gömülmüştür. Baltık'lardan Suriye sınırına uzanan “21. Yüzyıl Roma’sı” projesi bitmiştir. Bundan sonra tek tek ülkelerin bütünlüğü tartışması büyüyecektir. AB’yi ayakta tutmak bir kenara, ülkelerin kendi bütünlüğünü sağlama konusunda bile ne kadar zayıf duruma düştüğü gizlenemez hale gelecektir.

Bize etnik çatışma dayatanlar kendi evlerinde avlandılar..

Sadece İspanya için değil, bütün Avrupa için yeni bir siyasi karmaşa dönemi, kaotik çalkantılar dönemi işaretlerini vermiştir. Sırasıyla bütün özerk yapılar, etnik olarak ayrılma hayalleri kuran bütün topluluklar Katalonya örneğini izleyecektir.

Katalonya’nın bağımsızlığını Korsika’nın ve İskoçya’nın gayri resmi olarak tanıması, AB ülkelerinin tamamının karşı çıkması, çatışma çizgisini belirlemiştir. Bu çizgi daha da kalınlaşacak, cephe daha da genişleyecek, bir süre sonra özerk bölgeler değil, AB içinde bazı ülkeler bile birbirine karşı ayrışma tezlerine destek verecektir. Bu da, etnik ayrışmadan daha büyük çatışmaların habercisi olacaktır.

Fransa’dan İspanya’ya, Belçika’dan İngiltere’ye daha birçok Avrupa ülkesi bütün enerjisini etnik ayrılık hayallerini durdurmaya ayırmak zorunda kalacaktır. Katalonya’nın bağımsızlığına hep birlikte karşı çıkmaları aslında bir korkunun göstergesidir.

Bizim coğrafyamıza mikro milliyetçilik, etnik çatışma, şehir devletleri projesi ihraç edenler kendi evlerinde avlanmıştır!

Avrupa’nın intiharı: Faşizm onları paramparça edecek

Avrupa’nın intiharı Katalonya değil aşırı sağın, faşizmin yükselişidir. Küresel ölçekte güç kaymalarıyla mücadele edemeyen, yeni söylem ve güç üretemeyen, yaşlanan Avrupa, büyük bir hata yaparak faşizmi yeni bir güç biriktirme yöntemi olarak benimsedi.

Özellikle Almanya ve nüfuz çevresindeki bu tehlikeli dalga, Katalonya’nın bağımsızlığından çok daha yıkıcı olacak, kısa vadede bazı ülkelere güç sağlasa da uzun vadede Avrupa’nın parçalanmasının en büyük sebebi olacaktır.

Türkiye için Avrupa vesayeti bitti, bırakın birbirleriyle uğraşsınlar

Türkiye için de AB meselesi bitmiştir. AB’nin, kendi varlığını bile koruyamazken, Türkiye’ye vereceği hiçbir şey kalmamıştır. Bundan sonra Türkiye ile Avrupa ilişkileri

tek tek ülkeler düzeyinde seyredecek, ikili ilişkilere göre yeniden dizayn edilecektir. Dostluklar, ortaklıklar ya da düşmanlıklar bu yeni duruma göre biçim alacaktır.

Bu gerçek çerçevesinde AB’nin ya da Avrupa ülkelerinin Türkiye üzerinden vesayet kurma hayalleri kalmamıştır. Son müdahaleleri Gezi terörüydü, 17-25 Aralık müdahalesine destekti ve 15 Temmuz saldırısıydı. Artık kendi iç bölünmeleriyle, çatışmalarıyla uğraşmaktan, krizlerini bizim ülkelerimize ihraç etme imkanı bile bulamayacaklardır.

Hiçbir Avrupa ülkesi Türkiye’ye baskı uygulama, bir şeyler dayatma ya da Türkiye ile krizi uzun süre yürütme gibi bir seçeneğe, lükse sahip olamayacaktır. Türkiye-Almanya arasındaki krizin seyrini de buna göre düşünmekte fayda var. Çünkü Avrupa içinde çok ciddi sorunlarla yüzleşecek olan Almanya, Türkiye ile krizini yumuşatmak zorunda kalacaktır.

Türkiye büyüyor, kavgaları ve iddiaları da büyüyecektir

Dünyada sadece Türkiye’nin sorunları var, sanki bütün dünyanın meselesi Irak ve Suriye’de yoğunlaşmış sanılmasın. Türkiye büyüdükçe kavgaları da büyümekte, maruz kaldığı saldırılar da güçlenmektedir. Bu, güçlenmenin, büyümenin göstergesidir, merkez ülke olmanın sonucudur. İddianız varsa güçlüsünüz, iddianız varsa büyük kavgaların içindesiniz demektir.

Birileri bunları sadece Türkiye’nin yanlışları olarak pazarlayadursun, Avrupa içi sorunlara, Çin’deki yükseliş ve meydan okumaya, ABD ile Asya ülkeleri arasında yeryüzünün birçok köşesinde devam eden büyük hesaplaşmaya bakanlar gerçeği görecektir. Artık uluslararası sistem yoktur. Artık güç ve nüfuz mücadelesi vardır. Elini nereye uzatabiliyorsan o kadar güçlüsün dönemi yaşanmaktadır.

Bizdeki krizler dış müdahale, onlarınki kendi iç sorunları

2008 küresel ekonomik krizi aslında bir jeopolitik krizdi. ABD ve özellikle Avrupa kendi krizlerini bizim coğrafyaya ihraç edip örtmeye çalıştı. Bütün kimlikleri çatışmaya döndürdü, coğrafyamızda büyük bir talan başlattı. Müslümanları dünyanın başındaki en büyük sorun olarak gösterdiler.

Oysa bizim coğrafyadaki bütün çözülmeler, iç çatışma ve ayrışmalar dışarıdan dayatılan projelerdi. Birer saldırıydı, müdahaleydi, işgal ürünüydü. Müdahale bittiği anda bitecek türdendi.

Ama Avrupa içi bölünme ve çözülmeler tamamen Avrupa’nın kendi içinden kaynaklanmaktadır. Dışarıdan dayatılmamakta, desteklenmemektedir. Münhasıran Avrupa siyasi tarihinin bir parçası olarak ortaya çıkmaktadır. Tehlikeli olan budur. Bizim coğrafyamıza dış müdahale bittiği anda ayrışma ve çatışmalar da biter. Ama Avrupa’da bu bitmeyecektir.

Yeni ‘derebeylik’ dönemi ve “Avrupa İç Savaşı”..

Sadece AB’nin dağılması değil, bir Avrupa bölünmesi, parçalanması hatta bir “Avrupa İç Savaşı” tartışmalarına şimdiden başlamanızı öneririm. İki dünya savaşı başlatmış bir coğrafya, iki dünya savaşı başlatan siyasi atmosferine geri dönüyor.

Derebeylik dönemine geri dönüyor.

Biz büyüyeceğiz, bu sancıları aşıp birleşeceğiz, onlar gerileyecek, daha da çözülecek. Biz yükseliş dönemine girerken onlar gerileme dönemine girmiş oldular.

Tarih böyle değişiyor işte…

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • Haber Sistemi DEMO v5 - 08 Ekim 2011Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV