banner151

banner140

banner238

banner200

banner141

banner161

banner203

banner204

banner207
21 Kasım 2018 Çarşamba

Ak Parti birbirine çelme takanların partisi midir

Hasan Öztürk

06 Kasım 2018 Salı 09:40
Ak Parti birbirine çelme takanların partisi midir
banner76

Yerel seçim takvimi işliyor. Kum saatinin üst kısmındaki kumlar hızla akıyor. Zaman daralıyor. Kartlar karılıyor. Nabızlar yoklanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan özellikle 24 Haziran genel seçimlerinden sonra Mart 2019 yerel seçimlerine işaret etmiş ve “kibirden arınmış. Karşılığı olan” adaylara dikkat çekmişti.



Ak Parti yerel seçim için belediye başkan adaylarını tespit etmeye çalışırken olanları sizlerle paylaşmak istedim.

Beni bilen bilir. Ne bakan toto oynadım bugüne kadar ne de başkan toto. Yine oynamayacağım. Ancak yeri geldiğinde Bakanlar Kurulu ile ilgili de “görevden el çektirilen başkanlar” ile ilgili de bu köşede yazılar yazdım. Hiçbir zaman kişileri hedef almadım. Meseleyi kişiselleştirmedim; kimi istifa ettirilen başkanlar gibi..!

Ve yine bilen bilir kaynaklarım hep açık kaynaklardır. Onlardan edindiğim bilgileri sizlerle aktarmakla yetindim.

Yine aynısını yapacağım.

Diyebilirsiniz ki “Girizgahı neden bu kadar uzun tuttun?” Onun da izahı var, az biraz sabredin.

Bugün mercek altına almak istediğim konu Ak Parti’nin muhtemel büyük şehir belediye başkan aday adayları ile ilgili olup bitenler.

Ak Parti’de 5/12 Kasım tarihleri arasında aday adayları başvurularını yapacak. Mevcut başkanlar adaylık başvurusunda bulun(a)mayacak. Merkez yoklaması ile adaylar belirlenecek.

Yine Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin yetkili kurullarıyla bir araya geldiğinde kapalı zarf usulü 4 büyük şehir için isim anketi yaptı. Herkes hür iradesiyle 4 büyük şehir için gönlünden geçen aslanın ismini yazıp kapalı zarf ile Erdoğan’a verdi.

Buraya kadar her şey normal. Her şey kurallar dahilinde.

Dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama son dönemde potansiyel adaylarla ilgili çeşitli mecralarda “enteresan” haberler, yorumlar yazılıp konuşulmaya başlandı. Zaten konumuz da bu.

“Huzursuzluk”tan söz ediliyor mesela. Kimilerinin bulunduğu mevki ve makamdan rahatsız olduğu, kimilerinin de bir büyük şehrin belediye başkanlığı için isminin geçmesinden rahatsızlık duyduğu da, yazılıyor mesela.

Hele bazı meseleler var ki evlere şenlik. “Muhalefetin yapamayacağını kendi kendilerine yapıyorlar” dedirtecek türden, mesela!

Acaba, Ak Parti’nin potansiyel aday adaylarıyla ilgili olumsuz haberlerin, hatta karalamaya kadar giden ifadelerin kaynağı ne sizce?

Yine Ak Parti’nin özelikle 4 büyük şehir için muhtemel adayları arasındaki yarışta fısıltı halinde ortalığa yayılan “olumsuzluklar” kimler aracılığıyla dillendiriliyor?

Baştan söyleyeyim. Ak Parti’nin potansiyel adayları arasındaki tatlı rekabet, kekremsi bir hal almak üzere.

Daha net söyleyeyim, Ak Parti’nin muhtemel adaylarıyla ilgili çıkan olumsuz haberlerin kaynağı yine Ak Parti içinden, maalesef!

Örnek mi istiyorsunuz? Mesela, Marmara’nın önemli bir büyük şehrinde tarihi saat kulesinin tepesine yıllar önce pvc’den bir kat konmuş! Ama ne hikmetse tam da bu dönemde gündeme gelivermiş. İlginç değil mi?

Yine mesela, Ege’ye ve Marmara’ya kıyısı olan bir büyük şehirde, belediye başkanının yakınlarıyla ilgili iftiraya kadar uzanan iddialar yazılıp çizilir olmuş.

Küçük bir araştırma neticesinde ortaya şöyle bir gerçek çıkıyor: Bütün bu tartışmalı meselelerin ana kaynağı Ak Parti’nin içinde. Muhtemel aday adayları arasındaki rekabet bazı yerlerde centilmenlik dışına çıkmış görünüyor!

Oysa biz, dürüst, temiz bir rekabetin Türkiye ve şehirlerimiz için gerekli olduğuna inanıyoruz. Ve Ak Parti’nin kurmaylarının ısrarla söylediği “Bizde göreve talip olunmaz. Görev verilir. Görevi alan da layıkıyla yapar” sözlerinin gerçekliğine inanmak istiyoruz.

Rakibine bel altı vurmanın, rakibini yalan-yanlış iftiralarla yıpratmanın ve böylece rakibinin yarıştan düşeceğini hesaplayarak hareket etmenin siyaseten yanlış olduğunu düşünüyoruz.

Hal böyleyken, son bir haftada dozu artan… Muhtemeldir ki adayların açıklanacağı güne kadar daha da şiddetlenecek olan bel altı vuruşlar Ak Parti’ye yarardan çok zarar getirmektedir.

Bırakın kendi içinizde faullü güreşmeyi, başka bir siyasi partinin adayına bile bel altı vurmanın ahlaken kötü olduğunu bilmiyor musunuz?

Tek tesellim, benim gördüğümü görmesi gerekenlerin de gördüğünü bilmem.

Bilmem anlatabiliyor muyum?


Yeni Şafak

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • Haber Sistemi DEMO v5 - 08 Ekim 2011Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV