banner194

banner197

banner151

banner140

banner205

banner200

banner148

banner141

banner161

banner203

banner204

18 Kasım 2017 Cumartesi

ZAHİR SOĞANDA GÖREVDEN ALINDI!

Orhan ÖZDEK

04 Aralık 2014, 00:18
Orhan ÖZDEK
banner76

Emlakcılar odası başkanı ve Van AK Parti  meclis üyesi Orhan ÖZDEK 89.0 İlaç Radyo Sahipsiz Mikrofon sunucusu Baki KARACA’nın konuğu oldu. Orhan ÖZDEK Sahipsiz Mikrofon da Baki KARACA'nın soruları karşısın da şu cevapları verdi...  

B.KARACA: Sayın Özdek; dilerseniz önce imar yasasını konuşalım. Deprem oldu sonrası Van Belediyesi Ak Parti, Devlet ile veya Devlet Van Belediyesi arasında imar konusun da baya sıkıntılar yaşandı. Bu Konu ile ilgili imarda ne olduysa Van halkına oldu tabiri caizse Van halkı ciddi sıkıntılar yaşadı ve halen yaşıyor. Yap sat'çılar iş yapamadı. TOKİ'iler için bütün herşey dışarıdan getirildi Van’dan mal alınmadı. Bu durumdan dolayı çok eleştiriler var.  İşin gerçeği nereden bakarsanız bakın işsizlik, istihdam, ekonomik sorun, gibi inşaat sektörünede yer verilmemesi Van'da büyük sorunlara yol açtı. Siz bu konuya nasıl bakıyorsunuz? değerlendirebilirmisiniz?  

O.ÖZDEK: Tabi şimdi imar konusu Van için gerçekten çok önem arz eden bir konu fakat bizler deprem den sonra imarın biran önce konuşlandırılması yeni Van’ın fiziksel, yaşamsal, kültürel sosyalitesine uygun bir imarın çizilmesi taraftarıydık. Fakat malesef şehircilik bakanlığı bu konuda çok büyük bir gaf yaptı Van'ı görmeden dördüncü sınıf bir imar çizildi...  Defalarca dile getirdik toplantılar yaptık hatta şehircilik bakanlığından gelen mekânsal planlama müdürü ve yetkilileriyle kurum amirleri ile bizler sürekli toplantılar yaptık. Toplantılarımızda defalarca bu yetkililer'e Van insanın'ın sesine kulak vermelerini istedik. Hali hazıra uymadan siz burada imar çiziyorsunuz. Eğer ki burada hali hazıra uyulmasa burada düşünün bir bina yapılmış burada binanın ortasında yol geçiyorsa Ankara’da masa başında oturulup imar çiziliyorsa Van’ı böyle bir şekle maruz bırakılmak isteniyorsa bu çok yanlış bir uygulamadır. Biz dedik'ki buraya Van'a geldiğinizde burada Van’da bir kere hali hazıra kadastrosuna uyalım Van’ın şu anda konuşlandırılmış yapısına  uyalım Van kabuğunu kırması gereken bir il imar konusunda çok ciddi atak yapması gereken bir il diğer iller nazaran biraz geri kalmış bir il olarak düşünüyorum ben aynı zamanda... Neden diyecekseniz.?  Van coğrafyası güzel bir il aslına bakarsanız fakat baktığımız zaman yetkililer ve Van halkı burada ikamet eden insanlar, kurumlar Van'a hak ettiği değeri vermiyorlar. Ve imarda bu konulardan bir oldu çok sayıda insanı mağdur etti. Vatandaşı perişan etti. Çok sayıda arsayı katletti. İnsanlar çok ciddi ekonomik ve sosyal sorunlara itti ve burada çoğu insanların arsaları bölük pörçük etti. Oda yetmemiş gibi 18. madde uygulaması söz konusu oldu. 18. madde niteliğin dede burada tekrar insanlarımızın arsaları tekrar bölük pörçük edildi. İnsanlar çok ciddi oranda büyük ölçüde mağdur oldu ve burada yatırım yapmak isteyen burada gayrimenkulde gelişmeler olması gerekirken gerçekten bir aralar gayrimenkul çok güzel paralar kazandırırken insanlara faydası ve çok güzel sansasyonu ve sürükülasyonu vardı. Fakat şimdi baktığımız zaman bunu maalesef bizler kaybettik. Şuanda akan damarı kestik. Ve ne oldu şimdi Şehircilik Bakanlığı'nın Ankara’da yaptığı ve ben yaptım verdim, yaptığım neyse o olsun dedi. Belediye de kayıtsız kalınca çok fazla sahip çıkmadı. Buradan Belediye Başkanı Bekir Kaya’ya bunu söylüyorum Belediyenin ve Bekir Kaya’nın imar konusunda yeterince önem verdiğine inanmıyorum. Çünkü Bekir kaya şuan Van’ın Büyükşehir Belediye Başkanı olmasına rağmen imar konusunda sağlıklı ve anlaşılır hiçbir açıklama yapmamıştır. İmar konusunda hiçbir zaman vatandaşı dinlememiştir. İmar konusunda hiçbir zaman tam anlamıyla eğilmemiştir. Vatandaşın derdini dinlememiştir. Yeterince ilgilenmemiştir. Bu konuyu yeterince dile getirip, değerlendirmemiştir. Bu da çok yanlıştır. Çünkü vatandaşıyla, esnafıyla, tüccarıyla, burada yaşayan insanlar bunu hak etmiyorlar. Burada yaşayan insanların bir konsensüse 'uzlaşmaya' ihtiyacı var. Burada insanların belediye ile çok ciddi bir müzakereye ihtiyacı vardır. Ama belediye insanlara kapılarını kapatmış insanları dinlememektedir özellikle Van Büyükşehir Belediyesi bu konuda çok yetersiz olduğunu düşünüyorum. Burada her hangi bir siyaset güderek değil burada realiteyi gerçekleri konuşmayı mükellef olduğumuzu düşündüğümüz için bunları söylüyoruz. Van’da imar konusunda ciddi bir kargaşa oluşmuş ve halende imar depremini yaşıyoruz. İmar konusuna Van bir deprem atlatmıştır. Ve bununda yaraları kolay kolay atlatılamaz kangrene dönüşmüş yaraları vardır. Bu konuyla ilgili bizler şunu söylüyoruz şayet bir imar çiziyorsanız Şehircik Bakanlığı sizler burada insanları sivil toplum örgütlerini ve imar konusunda alakalı olan insanların seslerine de kulak verin. Belediye bu konuda yeterince toplantılar düzenleyemedi. Bizlerin arzusu isteği kurumlar arasında bir araya gelerek bir çatı altında yâda VAN-TSO’nun çatısı altında bir araya gelelim imar konusunu gerçek anlamda nasıl halkımıza kazandıra biliriz. Yada ne anlamda bu imar halkımızı yaralıyor incitiyor bu anlamda bu konuya bir neşter vuralım değerlendirelim fakat maalesef bu konuyla ilgili ne bir VAN-TSO nede Büyükşehir Belediye Başkanımız bu konuya eğilmedi. O zaman Büyükşehir Belediyesi değildi. Van’da yaşayan esnafı, tüccarı, vatandaşı, imar konusunda bunun hezeyanını yaşıyor, Bunun acısını çekiyor, derdini çekiyor. İşsizliğin her geçen gün büyümesi sebebiyet belediyenin tutumundandır. Çünkü belediye inşaat ve emlak sektörünün gerçekten önünü açmış olsaydı, ruhsat konusunda bu kadar geciktirme yapmamış olsaydı, belediyeye işi düşmüş vatandaşın işini geciktirmeden yapmış olsaydı, yani hizmet kurumu anlayışı eğer belediyede hâkim olmuş olsaydı, bu kurumun gerçek anlamda ben burada vatandaşıma hizmet edeceğim demiş olsaydı, bugün çoğu şeyin rengi farklı olmuş olabilirdi. Bugün belediye de seçilmiş insanlara saygımız vardır. Buradan Bekir Kaya’yı halkımız seçmiş ise saygımız vardır. Ama çalışmıyorsa şahıslar ve kurumlar bizlerinde buradan eleştirmeye hakkı vardır diye düşünüyorum. Yani bir kurum asli görevini her zaman yerine getirmekle mükelleftir. Hangi partinin elemanı olursa olsun, hangi partiden seçilmiş olursa olsun, burada mevzu siyaset yada partizanlık değildir. Burada mevzu hizmettir. Hizmet esastır. Vatandaşımız burada hizmete açtır. İlimiz hizmete açtır. Burada 18. madde uygulaması uygulanmış diye insanlarımız ciddi oranda kazara uğratılmış. İnsanlarımızın bazıları arsalarını kaymadan dolayı nerde olduğunu bilmemekte. 18. maddeden dolayı arsaları buradayken 300 -400 metre ileri kaymıştır ve belediyeye değil bize gelip dertlerini anlatıyorlar. Bizim arsamıza ne oldu % 40 oranında dop fayı 'ortaklık payı' adı altında kesintiler yapmışlar. Bundan dolayı gerçekten bu yaklaşım hakkaniyetli bir yaklaşım değildir. Bu ilde bir çevre yolu açılıyorsa neden kamulaştırma yapılmadan yapılıyor. Devlet bu kadar aciz değil aslında bu il kalkınmaya yüz tutmuş ve halen kabuğunu kıramamış bir ildir. 18. Madde uygulanarak çevre yolu açılması isteniyorsa vatandaşın arazisinde tarlasında katlederek açılamaması gerekirdi. Evet ilimizin çevre yoluna ihtiyacı vardı. ama bunu devlet kamulaştırarak yapabilirdi. Fakat devlet bu konuda yanlış bir yo izleyerek 18. madde uyguladı insanlarımızın arsalarında kesinti yaparak karayolları 50 metrelik yol açmak istiyor. bu anlayışta doğru değildir. Burada yapılması gereken buydu evet birkaç elde 18. Madde uygulanmış ve birkaç ilde kamulaştırma yapılmış. Ama burada Van’ın pozisyonu gerçekten bunu kaldıracak durumda değildi olmadığı içinde kamulaştırma yapılarak yapılması gerektiğinde inancı içindeyiz. Bugün Sokağa çıktığımızda yüzlerce insanın bu konuda sıkıntı içerisinde olduğu ve arsasının bölük pörcük içinde olduğu anlatan, arsası heder olmuş bir şekilde o insanın hayata karşı ne bir beklentisi kalmış nede yaşama sevinci kalmamıştır. Şimdi emlak ve inşaat sektörü imardan dolayı tamamen ölmüş durumdadır. Emlak sektörünün bu derece durgunluğunu ve durmasını bizler hiçbir zaman ön göremiyor tahmin bile edemiyorduk ve şuanda o kadar ciddi bir hezeyan yaşıyoruz ki gerek imar konusunda gerek 18.madde konusunda şuan da ilimizi ve ilimizde yaşayan insanlarımızı gerçek anlamda dar boğaza sokmuş ekonomik kriz yaşanmasına sebep olmuştur.  

B.KARACA: Özellikle imar ile ilgili Ankara da çok ciddi bir rantın döndüğünü imar planı hazırlanırken harita üzerinde kişilere göre uyarlandığı ayarlandığı gibi bu konuda söylentiler ve dedikodular vardı. Spekülasyonlar oldu, halen de devam ediyor mu böyle bir şeylerin yapılma ihtimali var mı? Çünkü Van halkı çok ezildi, çok sıkıntı çekti ve Van halkı doğruları bilmek zorunda sizin gibi kıymetler bunu açıklamalı bence...

 O.ÖZDEK: Şimdi olay o kadar ciddi boyutlara vardı ki olaylar çokta ciddi sorunlara neden oldu burada insanlarımıza bir takım bilgilerde vermek istiyorum bu konu da... Van halkının da bunları hak etmediğini düşünüyorum. Bizler Van Emlakçiler Dayanışma Derneği olarak bu güne kadar Van’da sürekli halkımızı aydınlatma konusunda olsun, yardım konusunda olsun her türlü konuda bizler maddi ve manevi olarak elimizde geldiği kadar yardımcı olmaya çalışmışızdır. Bugün ben Van Emlakçılar Derneği Başkanı Orhan ÖZDEK olarak, sunu söylüyorum, Van gerçekten bunları hak etmiyor.  Doğrudur belediye şehircilik bakanlığıyla bir anlaşma sözleşme yaptı. Fakat yapmış olduğu anlaşmanın takipçisi olmadığı için Çevre Şehircilik Bakanlığı bünyesinde çalışan insanlar Ankara da gelişi güzel bir şekilde bazı insanların vermiş olduğu paraya göre orda istedikleri gibi çizilmesine oluşmasına neden oldu. Bu da benim orda tanıdığım varsa gücüm varsa gidip Ankara da işimi yaptım. Olmayan ise işini yapamadı. Bu adil değildir. Bu kesinlikle çok kötü bir şeydir. Burada aslında müsebbib olan kurum belediyedir. Belediye bu misyonunu yerine getiremediği için topu Şehircilik Bakanlığına atıyor. Açıklıkla ifade edeceğim bu konuda şehircilik bakanlığı Ankara da gelişi güzel hareket edebiliyordu. Bu konuda birinci derece yetkili mekânsal daire başkanıyla zorlada olsa bir toplantı istedik ve neden Ankara da devamlı dalgalandırıcı olayların meydana geldiğini sorduk. Yani birileri gelip para vererek arsasını istediği şekilde istediği vasfa getire biliyor mu biz devamlı bunları duyuyoruz orada insanlardan para alınıyor dedik bu doğruysa biz sizi esefle kınıyoruz dedik ve bize kesinlikle böyle bir şey söz konusu olmaz bizim kurumumuzda dediler. Peki dedik, madem kurumunuzda böyle bir şey olmuyorsa siz neden dört defa imar planını değiştirdiniz. Van ın imarı çizilmeye muktedir olan imar dört defa nasıl iptal edile bilinir. Ve en son mekânsal daire müdürlüğünden gelen yetkililer ile bizler toplantı yaptık ve bizlere şunu söylediler ilk imar çizilirken altı ay zaman almiş tam bitecekken dışarı sızıntı yapıldı ve deşifre oldu bizler onu iptal ettik ve tekrar çizmek istedik. Bizde dedik ki sizle Çevre Şehircilik Bakanlığı Mekânsal Daire Başkanlığı olarak sizler bugün imara sahip çıkamıyorsanız. demek ki sizden çok büyük bir eksiklik vardır. Çok ciddi bir zafiyet vardır. Bir boşluk vardır sizin kurumunuzda çizilen koskoca bir şehrin imarı eğer deşifre oluyorsa sizin söyledikleriniz bizi tatmin etmez artık dedik.çünkü bizler eğer ki imar Ankara da bakanlığın bünyesi altında çiziliyorsa ve orda rüşvetlerin verildiği söyleniyorsa bu çok ciddi bir sorundur.bu her zaman önemsenmesi  deşifre olması  gereken bir konudur.

 B.KARACA: Dört defa bir imarın çizildiği dünyanın neresinde görülmüştür.

O.ÖZDEK: Evet dört defa bizim imarımız değişmiştir. En son olarakta imarımız parça mahallî gelmiştir. Belediye bu konuda ciddi bir eylem içine girmemiş ve sadece birkaç defa basında ret ettiğini beyan etmiş. Ama bu bu şekilde çözülecek bir konu değildi. Bakın bizler eleştiri yaptığımız zaman bile hakkıyla yapmak zorundayız. Bizlerin belediyeyi eleştirmemizin sebebi belediyede kalifiye elemanın olmamasıdır. sivil toplum başkanı olarak Bekir beyi neden kınadık. Bekir beye dedik ki başkanım siz eğer burada belediye başkanıysanız ve bir imar çizilecekse gerekirse Ankara ve İstanbul da bu işi bilen kalifiye ekibi olan işinde başarılı olan uzman insanları buraya getirerek buda gerekirse adam başı 10.000 TL maaş vererek Van'a çok sağlam dinamik ilimize kalkındıracak, rahatlatacak gerçektende müreffeh bir seviyeye getirecek bir imara ihtiyaç vardır bakın burada imar diyip geçmemek lazım bir şehri şehir yapan imardır. Bir kenti kent yapan imarıdır. Maalesef şehrimiz halen kentleşmemiş bir durumdadır. bunu kabul etmek zorundayız. Biz ilimizi seviyoruz ilimiz bizim için değerlidir diyoruz. İnsanlarımız güzel insanlardır diyoruz. Ama bizler ilimiz kent düzeyine maalesef taşıyamadık. İlimizi geliştirmek için yapmamız gereken çok fazla işlerimiz var. Ama belediye diğer kurumlar ve sivil toplum örgütleri üstüne düşen görevleri maalesef yeterince yerine getirememektedir ve bugün ilimizin çok büyük bir toplumsal uzlaşmaya ihtiyaç duyduğunu düşünüyorum. İlimizde siyasi gerginlik ekonomik krize neden oluyor. Buda insanımızın hayatına neden oluyor insanlarımız hayatlarını felç ediyor Ve insanlarımız mutsuz yaşama itilerek manevi çöküntüler yaşıyorlar. Van’daki esnaflarımızın bir çoğunun mutsuz olduğunu görüyoruz.bunun nedenlerinden bir tanesi ekonomik anlamda sıkıntı çekmesi tabuların arasında kalması dır  ilimiz kabuğunu kıra bilmiş olsaydı insanlarımızın kısır  bir döngü içerisinde yaşıyor olmazdı  burada yaşayan bir esnaf çok fazla gelecek üzerine bir hesap yapamıyor nedeni sanki hep korkutulmuş ürkütülmüş sanki karanlık bir dünyaya haps olmuş gibi görüyor kendini aslında öyle olmaması gerekiyor bizler bu ilde yaşıyorsak ve ilimiz de1,300,000 kişinin geleceği söz konusu olması lazım ve gerek kentsel yaşamı tam anlamıyla yakalamakla gerek tabularını yıkmakla ihtiyacı olan ekonomik seviyeyi yakalamakla ve eğitim ihtiyacını karşılamakla ve sosyal ihtiyaçlarını gidermekle müreffeh bir seviyeye gelebilir.

B.KARACA: Van’da haraç söylentileri iddiası var duydunuz mu?


O.ÖZDEK: Evet birçok insandan duydum. bir olay beni çok üzdü söylemeden geçmek istemiyorum. Van’ın milletvekili Özdal Üçer Van’ın ticaret sanayi başkanına Necdet beye sen kimsin nasıl böyle bir şey söylersin senin öyle bir şey demeye ne yetkin nede salahiyetin var demiş sosyal medyada okudum gördüm. Şayet burada bu milletvekili burada seçilmişse bunu sivil toplum örgütlerine söylemeye hakkı olmadığını düşünüyorum. Özdal Üçeri ben burada kınıyorum. Çünkü sivil toplum örgütleri bu şehrin dinamikleridir. Sayın Üçer sizin bir sivil toplum örgütü başkanına bir birlik başkanına bunu söylemeye hakkınız yoktur. Hatta gidip onlarla oturup ili geleceğini ilin sıkıntılarını konuşmanız gerekiyor. Onların önünü açmanız gerekirken sizin bir sivil toplum örgütü başkanına bir birlik başkanına böyle serzenişte bulunmanızın hiçbir hakkınız olmadığını düşünüyorum. Bu yanlış bir uygulamadır siz milletvekiliyseniz geleceksiz radikal yaklaşımlardan vaz geçip ılımlı bir şekilde bu insanlar bizim insanımızdır. Bu sivil toplum örgütleri ilimizin örgütleridir. Bunlarla uzlaşma içinde olunmalıdır. Yanlış anlaşılmalar olabilir. Önemli olan Van’da bir milletvekili olan sayın Üçer'in gidip arkadaşlar bir sorun varsa nasıl beraber çözebiliriz. İlimizi nasıl kalkındıra biliriz. Varsa bir problem çözelim biz üstümüze ne düşüyorsa sıkıntılarınız varsa biz nasıl yardımcı olalım bir şekilde bunu bizler el birliğiyle çözüme kavuşturalım. Ama sayın Üçer bunu yapmıyor, hiçbir zamanda bunu yapmamış. Sayın Üçer'in yaptığı insanları tehdit etmek şantaj yapmak ve arkamda bir kitle var ve insanları tehdit ederim düşüncesi bir Milletvekiline yakışmayan bir yaklaşımdır. Aksine sivil toplum örgütleriyle birliktelik içinde olmalıdır ve sorunlarla ilgili konuşularak çözülmeyecek anlaşılmayacak hiçbir konu yoktur. Yeter ki müzakere olsun yeter ki uzlaşı olsun insanlar hatasızda olamazlar önemli olan insanları her şeyiyle kabul etmektir. Tabi bu insanların biri milletvekili biri sivil toplum başkanı biri birlik başkanı olmuşsa herkesinde bu seçilmiş insanlara saygısı olması kanaatindeyim.

B.KARACA: Bahsettiğimiz imarla ilgili belediyelerin ruhsat vermeyişi Van Millet Vekili Fatih Çifti’nin bu konuda bir açıklaması vardı. Belediyelerin ruhsat vermediğini verdiği ruhsatta da rüşvet aldığı söylentileri var gibi bir açıklama yaptı milletvekili Fatih Çiftçi sonra Şehircilik Bakanlığı belediyeler tıkanan bu imardan dolayı ruhsat vermiyor mu veremediler mi şehircilik müdürlüğü konuya el attı ve ruhsat verecek Van merkezde üç belediye buna tepki gösterdi durum nereye gider ne kadar mantıklı sizce?

O.ÖZDEK: Şimdi ben bunu maalesef gören bir insanın Van Emlakçılar Başkanı olarak burada baktığımız zaman bir ilde vatandaş ruhsat istiyor ise ve bu ilde büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyeler var ise ve o vatandaş bu ilde ruhsat alamadığı için Ankara ya gidip ruhsat talebinde bulunuyorsa veya tadilat talebinde bulunuyorsa bu şehrin ve belediyelerin bir ayıbı dır. Bu durum kesinlikle olmaması gereken bir durumdur. Çünkü bu ilde birden fazla belediye vardır bu ilde belediye çalışması gereken bir kurumdur. Bu ilde büyük şehirden sonra ilçe belediyeleri vardır. Burada vatandaş mecbur bırakılıyorsa eğer ve buradan Ankara ya gönderiliyorsa bu çok yanlış bir uygulamadır. Ben burada bir AVM yapan bir vatandaşımızı dinledim.  Vatandaşımız ben Van'a bir AVM kazandırmak istiyorum ama ben ruhsat talebinde bulunduğum zamanda alamıyorum. Ve her zaman beni geciktiriyor ve öteliyorlar ve ben Bekir Kaya ile görüşmeme rağmen kanuni müeddiyesi prosedürü  neyse onu yapmama rağmen ve gerekirse ruhsat ücretinden fazlada belediyeye bağış yapacağım belediye bizim belediyemizdir kazanmalıdır dememe rağmen ve yeter ki benin önümü açın ben gidip  işimi binamı AVM mi yapayım ilimizde bu AVM den fayda görsün ben Van’a bir AVM kazandırıyorum diyen bir adam olmasına rağmen belediye bağış yapamam yeter ki kanunu müeddiye içerisinde ruhsat almak istiyorum diyen bu adama  belediye ruhsat vermediği için bu adam Ankara dan ruhsatını aldı ve geldi. Peki, bu doğru bir yaklaşımıdır. Sayın Kaya bu belediyeye para lazım değilmi? neden bu para dışarı akıyor ve belediyenin kasasına girmiyor. Ve bu ilde bir büyük şehir belediyesi varken ilçe belediyeler varken neden bir insan buradan kalkıp gitsin Ankara da ruhsatını alsın bu para şehircilik bakanlığının kasasına girsin ve o insanda gelsin burada inşaatını yapsın belediyede o adamı seyretsin bu doğru bir yaklaşım değildir. Ve kesinlikle biz buna karşıyız. Belediye misyonunu yerine getirmediği için belediyeyi kınıyoruz ve Van’ın büyükşehir belediyesi olarak insanları ötelemesinden yıldırmasından kaynaklanıyor bu ilin belediye başkanı medyada sokakta ciddi açıklama yaparsa ve ilde bana oy vermiş yâda vermemiş herkes benim başımın tacıdır derse ben burada herkesin başkanıyım, ben hizmet için seçildim derse ve hizmet etmek tek amacım gayem ve burada insanların problemini çözerse, burada hiçbir insan kalkıp ta gerçek anlamda Ankara ya gidip ruhsat alıp gelmez. giderse de biz kınayacağız. Van’ın parasını neden başka ile kazandırıyorsunuz diyicez  sayın Karaca insanlarımız artık sen Türk'sün, Kürt'sün, Arap'sın gibi benzeri ırkçı kavgalardan bıktı artık. Şimdi bizler bu ili kalkındırmak içerisinde olmaya çalışan insanlarız ve belediyenin kasasına girecek parayla belediye bana ilimize, vatandaşıma hizmet edecek. Bu akarın kesinlikle dışarı akmasını durdurmamız gerekiyor. Bugün BDP  belediyeyi almış diye belediyeye yardımcı olmayalım demek yanlıştır. Aynı şekilde BDP den belediyeyi ben kazandım BDP liden başkasına yardım etmeyecek demeside çok yanlış olur. Burada herkes belediyeye yardımcı olarak sahip çıkacak ve belediyede vatandaşına sahip çıkıp hizmet edecektir. İlimizin paraları başka yerlere akmasın diye çalışacak ve bu paraları belediye'ye ilimize kazandıracağız. Belediye bu paralarla bizlere hizmet edecek bu anlayışı olması gerekir. Yada ben para vereceğim param nereye gidecek demekte düşünmekte doğru değil bizler vatandaş olarak, sivil toplum örgütleri olarak belediye olarak bırakalım artık boş şeylerin peşini bizler konsesiyon içerisinde olmalıyız. Hiç kimse burada Ugandalı değil kimse kusura bakmasın ne belediye çalışanları nede vatandaşlar Ugandalı değil burada bizler halkla vatandaşla sivil toplum örgütleriyle toplam olarak bütünsel anlamda tamamen bir araya gelip insanlarımıza destek olmamız lazım, kurumlarımıza destek olmamız lazım, bir birimizi korumamız lazım, bir birimizin haklarımızı koruyarak saygılı olmamız lazım, biri birimize gerçek anlamda hem sosyal hem ekonomik olarak yardımcı olmamız lazım, sen oralısın ben buralıyım, sen bu fikirdesin, ben bu fikirdeyim, demekle bir birimizi ötekileştirmek ötelemek hiç mi hiç doğru değildir.

B.KARACA: Tam da bunu konuşmuşken Ak Parti'li meclis üyeleri dışlandıklarına dair, hatta fiziki müdahalelere maruz kaldıklarına dair, ötekileştirildiklerine dair, baskı uygulandıklarına dair, bir açıklama yaptılar. Bu doğru mu?


O.ÖZDEK: Evet doğrudur. B.KARACA: Nedir konu açıklayabilir misiniz. O.ÖZDEK: Şimdi bu konuyu açıklayıp bir neşter vurmak istiyorum bu konu önemli bir konu tabii ki Ak Parti encümenleri BDP gibi halk tarafından seçilip encümen göndermiştir belediyelere özelikle büyük şehir belediyesinde sürekli sorunlar meydana geliyor. Büyükşehir belediyesi encümenleri içersinde büyükşehir deki BDP encümenlerin bazıları kendilerini birbirlerine kanıtlamaya çalışıyorlar en çok ben apocuyum, en çok ben partizanım, diye Ak Parti'lilere hakaret ederek kendilerini bir birilerine kanıtlamaya göz doldurmaya,  çalışarak aranızda ey BDP'liler ben Ak Partili encümenlere böyle hakaret edebilirim anlayış ve düşüncesi içinde yanlış davranış sergiliyorlar. Bu tam olarak bir ego boşluğudur, yanlış bir düşüncedir, siz seçilmişseniz Ak Parti encümenleri de seçilmiştir. Sizin orda kalkıp öyle bir hareket yapmaya hakkınız yoktur. Sizin öncelikle karşıdakine saygınınız olacak ki onlarında size saygısı olsun, sözlü sataşmalar yapıyorlar, hakaret vari konuşmalar yapılıyor, bunu yapanları  kınıyoruz. Büyükşehir de kendini kanıtlama içerisine girmiş bazı  BDP encümenleri Ak Parti encümenlerini kırarak, onları inciterek, incitici sözler söyleyerek, güya kendilerine prim kazandırmaya çalışanlar var. Buradan BDP'li encümenlere sağ duyulu olun diyorum  halk sizden hizmet beklıyor icraat bekliyor iken böyle anlamsız kavgalar kimseye fayda sağlamaz. İlimizin gerçek anlamda bir çok sorunu varken bunlara çözümler üretilmesi gerekirken  basiretsiz davranışlar anlamsız kavgalar çekişmeler tasnif edilemez. Takdir edilemez. Büyükşehir de alacağınız bütün kararlar bu şehrin kaderini deyiştırecektir,  bu milletin hizmete ihtiyacı vardır bu perspektiften  konsensüs içinde çalışmak ve hizmete katkıda bulunmak en doğrusudur.

B.KARACA: Kavga sebepleri nelerdir?


O.ÖZDEK: Kesinlikle radikal, ideolojik, düşünceler bunu yapan arkadaşın amacı tamamen şovmenliktir kişisel bir olgudur. Ama bu şu değil ki sen bir ideoloji kavgası güdeceksin diye bu isim adı altında başkasını ezeceksin başkasına hakaret edeceksin böyle bir şey yoktur. Ben burada bunu esefle kınıyorum. Kesinlikle bunun olmaması gerektiğini düşünüyorum burada insanların bir birine saygısı olması gerektiğini düşünüyorum. Eğer ezilen halk varsa eğer burada hukuktan bahis edilecekse biz birbirimizi kucaklamak zorundayız ve desteklemek zorundayız. Burada hepimiz aynı düşünce de olmaya biliriz. İçimizde kimisi Ak Parti'li kimisi BDP'li kimisi CHP' li olacak, sen benim gibi düşünmüyorsan bizden değilsin, sen olmamalısın, yok olmalısın; böyle bir zihniyet yoktur olmamalıdır. bu memlekette mozaik bir yapı vardır,  farklı düşüncelerde olan insanlarda olacaktır. Fikri, dini, dili, ırkı ne olursa olsun o insan insandır herkes  burada yaşamayı hak ediyor.  Bu gün sen burada nasıl yaşamayı kendine hak görüyorsan, farklı anlayışlardanda  burada yaşama hakkı olanları tanımakla mükellefsin sen oraya gelmişsen seçilmişsen encümen olmuşsan diğeri Ak Parti encümeni olmuşsa, sen BDP encümeni olmuş isen burada ideolojik kavgalardansa; ben belediyeyi nasıl kalkındıra'bilirim Van'a Van halkına nasıl hizmet edeyim, ben seçilmiş insan, nefer olarak  nasıl destekleyeyim, ben üzerimdeki vebali seçilmiş olarak görevim var, misyonum var, ben görev ve misyonumu nasıl yerine getireyim üzerimdeki vebali nasıl kaldırayım. Bu zihniyette bu mantalitede olman lazım. Yok efemdim sen benim gibi düşünmüyorsun kahrol, yok ol, gibi bir anlayış içerisinde olmak çok esef verici bir durumdur, çok kaygı duyulacak bir durumdur, çok yanlıştır. Hatta ve  hatta insanların nefret duygularını tetikleyecek bir durumdur. Ben o arkadaşları buradan sağ duyuya davet ediyorum.

.B.KARACA: bende buradan insanların sağ duyuya ve sukunet içersinde olmalarını diliyorum. Çünkü belediye meclisi Van’ı nasıl kalkındıra'biliriz, nasıl geliştire'biliriz, çabası içerisinde olması gerekir. Böyle kısır çekişmeler kavgalar gürültüler ki basına yansıması  insan olarak, ben gazeteciyim beni üzdü. Çok üzülecek bir durum ve bu kesinlikle dışarıya yansımamalı varsa böyle bir sıkıntı derhal müdahale edilmelidir. Sükunetin aklı selimin hakim olması gerekmektedir.  

O.ÖZDEK: insanların biri birine saygısı olması gerek. B.KARACA : farklı düşünüyor olabilir bu Türkiye nin dünyanın neresinde yapılırsa yapılsın bu çok çirkin bir durumdur. Bu yarın Ulasal basında yer alması  durumunda çok ciddi tepkilere yol açar. Van yine olumsuz bir durumla , çok despot çok kaba şekilde gündeme gelecektirki. Durum hepimize zarar verecektir. Şimdi bizler bu ilde yaşayan insanlar olarak BDP'li olsun Ak Parti'li olsun CHP'li olsun ne düşünce de olursa olsun, saygı duymakla mükellefiz. Kimse burada bir diğerini hor görmeye hakkı yoktur. Herkes burada birbirine saygı duymakla mükelleftir. Bizler burada insan olarak, yaratılanı Yaradan dan ötürü sevmemiz, bu düşünce içerisinde olmamız gerek. Şimdi bizler burada fikir olarak farklı fikir içerisinde olabilirsiniz. Sadece ben burada doğru ve yanlışları dile getiririm. Yahut ben yanlış bir düşünce içerisinde olabilirim, siz doğru ve yanlışları dile getirirsiniz. Bizler burada doğru ve yanlışları medeni insanlar gibi oturup, tartışıp, konuşup efendim bunun doğru yada yanlışı birbirinde ayırt etme lüksüne selahiyetine sahip insanlarız.

B.KARACA : Evet sayın başkan emlak neden düştü Van da birde Van'ı çok terkeden insan var. Bunları konuşalım yani Van'ı neden insanlar terk ediyor. Kamuoyunda istatiksel sonuçlar  veriler nufus müdürlüğü ne diyor bu konuda araştırmanız varmı Van da son yılda ve  depremden sonra kaç kişi Van'ı terk etti. Deprem de gidenlerin çoğu geldimi yada gelmiyen  varmı gibi bize rakamlar varsa ve emlak fiyatları baya düştü bu bir manifilosyonmu  oluşturulmaya çalışılıyor, emlak fiyatları iki yıl önce nasıldı şimdi nasıl, özellikle Van da insanların gitmesine ve emlak fiyatlarının düşmesi konusunda bunun bir taktik bir manifilasyon ve siyasi bir oyun olduğu yönünde kamuoyunda söylentiler var. Bu ne kadar doğrudur.  

O.ÖZDEK: Bunlar çok önemli konular. Şöyle arz edeyim. Birincisi Van da emlak pisayası neden sekteye uğradı ve neden durmuş ilerlemiyor. Deminde söylediğimiz şekilde Van da emlak piyasası imara bağlıydı, imarda sekteye uğratıldı. Ciddi anlamda bir boşluk oluşturdu, ciddi anlamda bir hezeyan oluşturdu, insanlarımıza imar konusu bu anlamda inşaattın önü kapanınca imarda inşaat yani emlak ve inşaat durma noktasına geldi. Bu durumda tamamen belediyeden kaynaklanmıştır. Burada bizim amacımız belediyeyi kötülemek çabası içerisinde değiliz. Ama hakikatlarında üstüne bir perde  çekemeyiz, şöyle ifade edeyim. Van da şu anda imarla ilgili birinci dereceden belediye sorumludur. Ruhsat vermeye şuan da birinci dereceden belediye yetkilidir. İmarda insanların önünü açmaya yetkili kurum belediyedir. Eğer belediye bugün burada selahiyetini misyonunu yerine getirmez ise  zaten şehircilik bakanlığı tarafından biz Van halkı olarak bir darbe yemişiz bunu açıklıkla ifa ediyor. Bunu aynı zamanda bir Ak Parti belediye meclis üyesi olarak ta söylüyorum. Van emlakçılar derneği başkanı olarak ta söylüyorum.  Van da şuanda imar konusunda Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından hepimiz bir darbe yemişiz. Biz il olarak bu darbeyi yedikten sonra başkaları bizim yaramızı sarmadı bari kendi kendimizin yaralarımızı saralım dedik ve maalesef bizim kurumlarımızda bizim yaralarımızı saramadı. Başta belediyemiz artık bunu kabul etmemiz lazım. Yok efendim nasıl sarmadı tartışıla bilinir. Merak edenler varsa gelsin ben herkese nasıl sarmadığınıda anlatabilirim. Sarılmadı Van Belediyesi imar konusunda vatandaşa yeterince eğilip derdini dinleyip çözüm üretemedi. Bunun özellikle alltını çiziyorum. Bu böyle olunca imar konusunda hezeyan yaşayınca herhangi bir iş adamı  herhangi bir müteahit  kalkıp bir inşaat yapamadı. Neden yapamadı ruhsatlarda ciddi bir gecikme meydana geldi. Bu iki lokomotif sektör böyle geri kalınca diğer küçük sektörleri maalesef kendisiyle berabar boğdu.  

.B.KARACA : Geçen bir inşaat sektörü sahibi  biriyle görüştüm, işlerin olmayışı emlak ve inşaat sektörüyle beraber 220 kalem sektörün çöküşüne neden oluyor dedi.

O.ÖZDEK:  İnşaat ve emlak söktörü ikisi büyük sektörlerdir. Bunlar kendi bünyesinde çok sektörü ve insanı  barındırır ve aynı zamanda  bu iki lokomatif sektör durduktan sonra siz bir lokantacının iş yapmasını beklemeyin, yani bir kahvecinin iş yapmasını beklemeyin, bir konfeksiyoncunun bir kunduracının iş yapmasını beklemeyin, bir seyyar satıcının iş yapmasını beklemeyin, çünkü hepsi bir birine bağlantılıdır. Bu konuyla ilgili emlak ve inşaat sektörünün durması gerçekten ciddi olarak beraberindeki bütün sektörleri hezeyana uğratmıştır ve ilde bir gerileme meydana gelmiştir. Bu nedenle Van’da satışlar düşmüştür, Arz talep düşmüştür, satışlar sürükülasyonlar olmamıştır, insanların gayrimenkulleri insanların ellerinde kalmıştır Van’da.  Göçün nedeninide şöyle arz edeyim. Şimdi siz bir iş adamısınız Van’ da yaşadığınızı düşünün ve Van’da bir gelecek göremediğinizi düşünün yani van’da yaşayan bir insan olarak  bir ruhsat almak istiyorsunuz alamıyorsunuz, bir emlak alıyorsunuz satamıyorsunuz, Bir iş yeri kuruyorsunuz rahat satış yapamıyorsunuz, sürükülasyon yapamıyorsunuz ve siz kalkınamıyorsunuz. Bakın hayatta yerinde saymak diye bir şey vardır, her yerinde bir sayan esnaf "Peygamberimizin (a.s)" bir sözü vardır iki günü aynı geçen kişi ziyandadır.siz eğer bütün zamanınızı, bütün eforunuzu, enejinizi, bütün kabilyetinizi, dökümanınızı, bilgi ve yeteneğinizi, sarf ettikten sonra hiçbir şey kazanamıyor kalkınamıyorsanız ve emellerinizin hepsi boşa suya akıyorsa siz burada her zaman geriye gidiyorsunuz demektir. Bir iş adamı olarak burada daha fazla çırpınmak istermisiniz  kayıplara girmek istermisniz  herkes kendi yaşamsal değerlerini yükseltmekle ekonomik değerlerini kalkındırmayla ailesine güzel bir yaşam sunmakla kendisiyle birlikte ailesini daha müreffeh bir seviyeye getirmekle kendini mükellef biliyor. Fakat siz bu mükellefiyetinizi burada yerine getiremiyeceğinizi düşündüğünüz zaman ne olur? Siz burada bu sefer psikolojik sorunlar yaşarsınız. Bu kesin ve kanıtlanmış bir durumdur. Buradaki esnaflarımız yeterince iş hayatlarında mutlu olamıyorlar. Başarı elde edemiyor başarı sağlıyamıyorlar. Bu tür sorunlara çare bulamıyorlar. Bunların arasındaki birkaç arkadaşımız birkaç iş adamımız esnafımız işte Van’dan gidersek başka ile daha rahat edebiliriz diye düşünüyorlar. Aslında oda çok yanlış bir düşüncedir. Çünkü batıya gidip ben batıda yaşayacam dediğinde orda kürt olduğu için orda çok sıkıntı çeken olduğunu duydum. Yani Van’dan gelmişsin sen Van dan geldiğin için senin düşüncen ne ise, senin fikrin mantaliten ne ise, sen hangi ırktan  kimlik üzerinden isen, sen nasıl bir insan isen, karekterin ne ise hiç önemli değildir. Van'lımısın Van'lıyım o zaman bitmiştir. Ben bu günlerde göç yapıp tekrar ilimize dönen insanları biliyorum. Batıda rahat etmediğini burada güya sorunlardan gidip orada rahat bir yaşamak isteyen insanlardan bahsediyorum. Orada rahat bir yaşam ve orada sosyal ve kültürel bir seviyede çok önemli  kültürel bir erezyon yaşadığı için tekrar Van'a gelmiştir ben soruyorum kendisine sen buradan batıya gittin iyide neden geri döndün  diye efendim eşim ve çoçuklarım hiç rahat edemediler buradaki o sıcaklık buradaki o mantalite insanca yaklaşımı göremedik ve hatta hatta dışlandık orda dediler.

B.KARACA : Onun için ilimizde herkes bir birini kucaklamalı sevmeli çünkü başka Van yok Ülkemizin her bir yeri bizim için değerli; Diyarbakır’ıyla, Hakkari'siyle, Ağrı'sıyla, Muş'u, İstanbulu, İzmiri, Amasyası, Ankarası, Trobzonu, bizim için aynı kefede ama insanların doğduğu büyüdüğü aynı kültürel özellikleri bir arada yaşadığı bir kentte insanların yaşayacağı hayat tarzını başka bir yerde bulmak mümkün değildir. Şunu bilelim ki yeniden bir hayat kurmaktansa kurulan olan hayatamızı nasıl geliştirebiliriz, güzelleştirebiliriz, uğraşı çabası içerisinde olmalıyız.  

O.ÖZDEK: kesinlikle batıdaki sosyal hayatın farkındalıkları vardır, ama sizin o sosyal farkındalığa ayak uydurmanız için bir kere orada sizin sosyal kültürel alt yapınızın olması lazım. Bu öyle kolay değil efendim, ben burada taşınayım, bir kamyona eşyalarımı yükleyeyim, dükkanımı kapatayım, orada kendime bir dükkan açayım, bu çok zordur yani bunu yaşayanlar daha iyi bilir. Baki bey, ben buradan size çok çok teşekkür ederim; Van’ın reel sorunlarını ciddi anlamda sizle hergün insanlara radyodan haber sitelerinde yazılı medyadan iletiyorsunuz. Arkadaşlar Van'ın sorunlarını, duyun, bilin diyorsunuz. Ben burada sizin medeni cesaretinizden dolayı kişiliğinizden dolayı  sizi takdir ediyor ve size teşekkür ediyorum. Bunuda söylemeden geçmek istemiyorum burada çok önemli bir konuya değinmek istiyorum şimdi. Van'ın toplumsal bir uzlaşmaya ihtiyacı var yani kurumlarıyla beraber, insanlarıyla beraber, esnaflarıyla beraber, efendim halkıyla beraber, köylüsü, kentlisiyle beraber, şehirlisiyle ve sokakta yaşayan mazlum insanıyla beraber, en üst seviyedeki insanıyla beraber, Van'ın toplumsal bir uzlaşıya ihtiyacı var. Bizler kimseyi ötekileştirme çabası içerisinde değiliz, bizler şunu söylüyoruz. Van da yaşayan bütün halklar kardeştirler herkes insanca yaşamayı hak ediyor. Bu ilde yaşayan herkes kendisine düşen görevleri yerine getirmekle mükelleftir ve insanca yaşamaya mükelleftir, burada Vali beye sesleniyorum, Bekir beye sesleniyorum. Ben sayın Valimizin bir şeyini hiç beğenmiyorum. Onu da buradan dile getirmek istiyorum. Sayın Vali'miz bir odanın içerisine girdiği zaman o odadan dışarı çıkmayı çok sevmiyor. Çıkın; halkla bir kucaklaşın sayın Bekir Kaya; sizin de Vali beyden çok bir farkınız yok,  birbirinizden farkınız yok,  biriniz büyükşehir belediye başkanısınız, birinizde büyük bir şehir Mülkü Amirisiniz; nedir bu aranızdaki soğukluk gelin oturun bir masada toplayın sivil toplum örgütlerini etrafınıza, toplayın insanları etrafınıza, insanlarla bir konuşun, görüşün, insanların bir fikirlerini alın, bakın bizler bir araya gelebiliyoruz, Sizler de bir araya gelin, sizler büyük bir ilin mülkü erkanlarısınız. Biribirinize sırtınızı dönmüş biribirinizden uzaklaşmışsınız. Bugün Başbakan Davutoğlu;  her gün toplumsal uzlaşıyı sağlamak için ulusal anlamda çağrılar yapıyor. Bizim buradaki Valimizi Belediye Başkanımızı anlamış değilim, gerçekten memur zihniyeti tasiyorlar. Bura da bu kadar memur zihniyetiyle il yönetilmez. Sen orada belediye başkanıysan Sayın Bekir Kaya sen orada Valiysen sayın Aydın Nezih Doğan, siz neden gelip bir masada oturmuyorsunuz. İnsanımızın çoğunun sayın valimizin adını bile bilmediğini biliyor musunuz? Kusura bakmayın bu konuda bizden kibarlık beklemeyin, gelin bir masa etrafında oturun toplayın sivil toplum kuruluşlarını bu il hepimizin ilidir. Bizler bu ilde yaşamakla mükellef insanlarız. Bizler bir birimizi sevmek zorunda olan insanlarız sevmesek bile saygı duymak zorunda insanlarız. Bizler ne olursa olsun toplumsal uzlaşmaya mecburuz bizler toplumsal uzlaşmaya açız Yeter artık bırakalım sen oralısın, ben buralıyım bu fikirler yanlıştır. İlimiz de iki şehrin erkânı milli bayramda bile bir araya gelmiyorlar. Biz nasıl birlik beraberlikten bahis edeceğiz milli bir bayram olur yada dini bir bayram olur, dini ve mili bayramlarda iki mülkü erkan, bir araya gelip konuşmazlar. Neden soğukluk var arada, siz bir araya geleceksiniz ki vatandaşlarda gelebilsin ve vatandaş diyecekki bunlar bir araya gelebiliyorlar. Özdal Üçer; tehdit savuracağına, sivil toplum örgütleri başkanlarıyla bir araya gelsin, otursun bir çay içsin. Tehdit savurarak kürt halkının sorunlarını çözemezsiniz, sayın Üçer, halkımız uyanmış artık siz eski mantaliteyle hareket edemezsiniz, siz millet vekili iseniz geleceksiniz sivil toplum örgütlerini toplayacak projeler üretecek, ili kalkındırma çabanızı herkes görecek siz milletvekili iseniz herkesinde sizin eksilerinizi söylemeye hakkı var. Bizler eğer toplumsal uzlaşma istiyorsak medeni çerçeve içerisinde hatta birbirimizin kucaklayarak hareket etmemiz lazım. Sayın Üçer; gelsin sivil toplum örgütlerini toplasın, barış süreci var şuan ilimizin sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelelim, bir arada oturalım, ilimiz için ne yapmamız gerekiyor bu konuşalım biraz olumlu, ılımlı, sıcak bir hava verelim. insanlarımızı rahatlatalım psikolojik olarak çok şey değişir. Bakın sivil toplum örgütleri millet vekilleriyle beraber bir araya gelebiliyorlar, söyleyebilsin bu halk iki mülkü erkan bir araya gelebiliyor söyleyebilsin halkımız. .B.KARACA: Umut ediyorum belediye başkanı Sayın Kaya ve millet vekili Sayın Üçer bu girişimde bulunacaklar. Sivil toplum örgütleri Özdal beyin bu açıklamaları, Necdet beyin sonra karşılık vermesi ve bu kentte sükunete aklı selime ihtiyaç var. Bu ortalıktaki husumeti kötü söylemleri kaldıracaklar sizin buyurduğunuz gibi bu kentte bu birliği beraberliği yakalayacağız inşallah

O.ÖZDEK: Bizim temennimiz kardeşçe yaşamaktır. Bizim temennimiz insanca bir arada yaşayarak bir birimizi kucaklaya bilmemizdir ve bir birimizi sevmemizdir. Bu ili hak ettiği yere taşımaktır, bu ilin sorunlarına sahip çıkmak çözümler üretmektir. Teşekkür ediyorum.

 B.KARACA: Bende programımıza katıldığınız için teşekkür ederim ayaklarınıza sağlık önemli konulara değindiniz.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • Haber Sistemi DEMO v5 - 08 Ekim 2011Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV