banner220

banner218

banner217

banner215

banner151

banner140

banner216

banner219

banner221

banner200

banner141

banner161

banner203

banner204

banner207
20 Mayıs 2018 Pazar

KENTİN GELECEĞİ Mİ? KENDİ GELECEĞİNİZ Mİ?

Kur’an’da Kadın ve Erkek Şahitliği

24 Mart 2018, 22:54
Kur’an’da Kadın ve Erkek Şahitliği
Bekir SAĞLAMER
 Kur’an’da Kadın ve Erkek Şahitliği
 Bu konuyu ele almak isteyişimizin gerekçesi, tahrif edilmeye çalışılan ilgili ayetleri doğru
okumaya ve tefekkür etmeye vesile olmaktır. Tahrif demişken, bununla ilgili birkaç şey ifade
etmek isteriz ve daha sonra da dikkat çekmeye çalıştığımız olguları sunacağız.
 Tahrif, en bilinen tanımla herhangi bir şeyi özünden uzaklaştırırcasına ona müdahalede
bulunmaktır. Gerek yazılı gerekse sözlü beyanlar olsun, bunların da tahrif edilmesi söz konusu
olabilir. Ve yine en çok bildiğimiz bir şey var o da önceki vahiy kaynaklarının(kitapların) tahrif
edildiğidir. Bu kitaplar için tahrif sözcüğü kullanılırken, Kur’an’ın da tahrife uğradığı hiç ifade
edilmez. Halbuki çok iyi bilmekteyiz ki geçmişten bu yana Kur’an üzerinde de ciddi
müdahaleler varlığını korumuştur. Bunları neden görmek istemiyoruz, neden bu girişimlere
karşı koymaktan kaçınıyoruz, anlamış değiliz. Tahrif demek, illa yazılı olanların değişikliğe
uğraması ya da başka sözlerle değiştirilmesi değildir. Var olan sözlerin hiç olmadık yerlere
çekilmesi, sözün sahibinin akıl dışı maksatlara alet edilmesi de büyük bir tahriftir; hatta en
korkuncu da budur. Bakıldığında hakikaten Kur’an mesajlarının, hedefsel saptırılmalara alet
edilmesi hiç de iç açıcı değildir. Hedefinden saptırılmış bu mesajlardan bir tanesi de birazdan
ele alacağımız şahitlik konusudur. Bu konuyla ilgili görüşleri izah ettikten sonra bir de Kur’an
beyanına dikkat çekeceğiz.
 Vahyin amacına ve mesajlarına sadakat göstermeyenlere göre Kur’an’da bir erkeğin
şahitliği, iki kadına denktir. Buna gerekçe olarak da kadın aklının erkeğinkine göre daha zayıf
olduğu, erkeğin yaradılışının kadının yaradılışından daha üstün olduğudur. Bu görüşte olanlar,
açıkça ifade etmeseler de, Allah’ın, erkeklere torpil/iltimas uyguladığını savunmuş olmaktalar.
Böylesi düşünceler karşısında bazı kadınlar, haklı olarak, “o zaman biz neden erkek olarak
yaratılmadık; Allah, kadınları neden hakir, aciz yaratmış?” diye bir çeşit sorularla karşı karşıya
kalmaktadırlar. Ancak Kur’an mesajları dikkatle okunduğunda adaletin en mükemmel şekilde
uygulandığı apaçık ortaya çıkacaktır. Özellikle de şahitlik hususunda Bakara 282. ayet o kadar
tahrif edilmiş ve asıl maksattan uzaklaştırılmış ki, birileri utanmada diyeceklerdir ki Allah,
erkekleri himayesine almış, kadınları da erkeklerin hizmetçisi, kölesi kılmıştır. Nitekim böyle
de olmuştur. Kadın, erkeğin kemiğinden yaratılmış; kadın, erkeğe secde etmeliymiş Allah’tan
başka secde etmesi gereken birisi varsa; kadın, uğursuzluğa sebeptir gibi ilginç ve korkunç
iddialar, haddi aşan zihniyetlerin birer anayasası haline gelmiştir. Bu yüzden şahitlikte de
acziyeti sebebiyle kadının erkek ile asla denk tutulmaması gerektiği savunulmuştur. Gerçekten
ilgili ayette böyle bir hüküm var mı ona bakmadan önce geleneksel meallerin tercümelerini
sunduktan sonra Kur’an mesajlarının ruhuna uygunluk içerisinde olan ayetin ilgili kısmının
mealini sunacağız. Kadının yanılabileceği ihtimali üzerine bir erkeğin şahitliğinin iki kadının
şahitliğine bedel olduğunu açıkça ifade eden meallerden birkaçı şöyle:
Erkeklerinizden iki kişiyi de şahit tutun. İki erkek yoksa bir erkek ile iki kadın da olur.
Bunlar, şahitliğini kabul edeceğiniz kişilerden olsunlar. Kadınlardan biri unutur veya
yanılırsa, diğeri hatırlatır.(Bakara 282/Süleymaniye Meali)
Erkeklerinizden de iki şahid tutun; eğer iki erkek yoksa, şahidlerden rıza göstereceğiniz bir
erkek ve biri şaşırdığında öbürü ona hatırlatacak iki kadın (da olur).(Bakara 282/ Ali
BULAÇ Meali)
Erkeklerinizden iki kişiyi de şâhid tutun. Eğer iki erkek yoksa râzı olduğunuz şâhidlerden
bir erkek, iki kadın (şâhidlik etsin). Tâ ki kadınlardan biri şaşırırsa diğeri ona
hatırlatsın.(Bakara 282/ Süleyman ATEŞ Meali)
Erkeklerinizden iki kişiyi de tanık tutun. Eğer iki erkek yoksa rızanızla kabul edeceğiniz
tanıklardan bir erkek ve iki kadın gerekir. Bu, kadınlardan biri şaşırırsa / unutursa ötekisi
ona hatırlatsın diyedir.(Bakara 282/ Yaşar Nuri ÖZTÜRK)
Erkeklerinizden iki şahit te tanıklık etsin. İki erkek şahit bulamazsanız dilediğiniz
şahitlerden bir erkek ve iki kadın seçiniz ki kadınlardan biri yanıldığında diğeri ona
hatırlatsın.(Bakara 282/Edip YÜKSEL)
 Yanılgısı düzeltilecek kişinin kadın mı yoksa kadın ve erkek her ikisinin mi gibi, ayetin
muğlak bir şekilde çevrildiği meallerden bazıları ise şöyle:
İçinizden iki erkeği şahit tutunuz; iki erkek bulunmazsa, kabul edebileceğiniz kimselerden
bir erkek ile iki kadını şahit tutunuz ki onlardan biri hata yaparsa diğeri ona
hatırlatabilsin.(Bakara 282/Bayraktar BAYRAKLI Meali)
şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit
tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir.(Bakara 282/
Diyanet İşleri Meali)
içinizden iki erkek şahit tutun; eğer iki erkek bulunmazsa, kabul edebileceğiniz
kimselerden bir erkek ve iki kadını şahit tutun ki onlardan biri hata yaparsa diğeri ona
hatırlatabilsin.(Bakara 282/ Muhammed ESED)
 Bu meallere bakıldığında ifade edildiği gibi, hata yapabilecek olanın kadın olması ihtimali
üzerine bir erkeğe iki kadın denk tutulmuş ya da anlamı muğlak şekilde kimlerin yanılabileceği
açıkça ifade edilmeksizin yedek şahitliğin söz konusu olduğunu görmüş bulunmaktayız.
Muhtemeldir ki “onlardan biri unutacak olursa” ifadesi de “iki kadından birisi” anlamında
kullanılmış olup kadına izafe edilmiş bir yorumdur. Biz de bu şekilde düşünerek olayın aslını
izhare kavuşturmaya çalışacağız. Öncesinde bir şeye dikkat çekmek isteriz. Allah, kitapla
beraber hikmeti de verdiğini ifade eder(Nisa 113). Bir başka makalemizde uzun uzadıya hikmet 
sözcüğünü açıklamıştık. Ancak özetle ifade etmek gerekirse hikmet, “kavrama kabiliyeti”
demektir. Yani, vahyin nazil oluşuyla o vahyi anlama, kavrama, idrak etme kabiliyeti de
verilmiştir. Bu konuya değinmemizin sebebi şu: Ayetleri okurken idrak ederek bir çıkarımda
bulunmak zorundayız ve etraflıca muhakeme ederek sonuca varmalıyız.
1) رجالكم من شهدين استشهدوا و) Erkeklerinizden iki erkeği şahit edinin) ifadesinden hareketle
iki erkeğin şahitliğinin ifade edildiği açıktır.
2) ء شهدا ُّال من ترضون ممن وامراتان) Kadınlardan iki şahit edinin) ifadesi de ayette açıkça
zikredilmiştir.
3) Daha sonrasında “Erkelerden biri bulunmuyorsa o halde bir erkek iki kadın şahit olsun”
 veya Erkek (ت ض احد يهما فتذكر احد يهما االخر ى ان ل ” ise devamında Ayetin. alır yer ifadesi
kadından birisi yanılırsa diğer kadın şahit yardım edebilsin) vurgusu yer almaktadır.
Çünkü ayette kullanılan هما)huma) zamiri, hem kadına hem de erkeğe delalettir. Aşağıda
zamirlerin şahıs çekimlerini sunduğumuzda bu durum daha iyi anlaşılacaktır.
Erkek için zamir çekimi
هو-هما-هم
Kadın için zamir çekimi
هي-هما-ه ن
Görüldüğü üzere Arapça’da hem erkek hem de kadın için bu zamir ortak kullanılmıştır.
Demek ki yanılma ihtimali olan kişiler, sadece kadınlar değil; Aynı zamanda erkektir.
Bu işlemden sonra şöyle bir sonuç da doğar: “Erkeklerden iki erkek, kadınlardan iki
kadın şahit edinin. Erkeklerden biri yoksa o zaman bir erkekle iki kadın olsun ki bir
erkek ve bir kadından yanılacak olursa diğer ikinci kadın onlara yardım etsin.” Bu
mantıkla eğer iki erkek olsaydı ve bir kadın olmasaydı o zaman iki erkekle bir kadın
denklemi de bu ayetle paralellik arz edecekti.(Ayrıca şahitlik konusunda kadın-erkek
eşitliğine dikkat çeken şu ayetlere de bakınız: Nisa 15; Nur 4, 6, 8)
 Sonuç olarak Allah, ne erkeğe ne de kadına asla zulmetmez ve kimseyi de kimseye köle
kılmaz. Ayetler bu kadar açıkken hala kadın düşmanlığı gütmenin hiçbir mantığı yoktur. Bir
sonraki yazımızda miras hukukunu da inşaallah ele alacağız. O konuda da erkeğin ön planda
tutulmadığı çok açık bir şekilde idrak edilecektir. Kadınları ikinci plandan kurtaralım diye
erkeklere de zulmetmenin anlamı yoktur. Bazı kardeşlerimiz, kadınlara gerekli hakları
verecekler diye onları adeta yüceltme pozisyonuna sokuyorlar, buna da gerek yoktur. Üstünlük
sadece takva iledir anlayışından hareketle adaletten vazgeçmeyelim. Kadın olsun erkek olsun,
Allah, her iki tarafa da adaletle hükmetmiştir ve buna rağmen hala Allah’a din öğretme gayretini
sürdürmek akılsızlıktır, ahlaksızlıktır. 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • Haber Sistemi DEMO v5 - 08 Ekim 2011Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV