banner194

banner197

banner151

banner140

banner200

banner148

banner141

banner161

banner203

banner204

banner207
19 Kasım 2017 Pazar

ÇÜRÜYEN BÜROKRASİ VE SİYASETTE ÇÜRÜYEN ARAÇLAR!

FERİDUN IRAK VATSO BAŞKANLIĞINA ADAY OLACAK

07 Aralık 2012, 15:16
FERİDUN IRAK VATSO BAŞKANLIĞINA ADAY OLACAK
banner76
 
FERİDUN IRAK VATSO BAŞKANLIĞINA ADAY OLACAK
VAN’IN EN ÖNEMLİ SORUNU KÜRT SORUNU VE İŞSİZLİK
 
 
Deprem sonrası yaşanan ciddi sıkıntılar mevcut, gerek tokiler de yaşanan sıkıntılar, gerek bankaların kredi kullandırmasında, SGK ve diğer konularda genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz. Deprem süreci ve sonrası ile ilgili bir genel değerlendirme yapar mısınız?
Deprem sonrası ilimizde yaşanan sorunlar özellikle sanayici ve esnafın yaşadığı sorunlar var, başbakan’a Tokilerin sorunsuz teslim edildiği söylendi. Ancak halen tokiler de ciddi sorunlar mevcut. Vatandaşa imza karşılığı evler teslim edilmiş ancak teslim edilen evlerde ciddi eksiklikler mevcut.
Geçen yıl yaşamış olduğumuz depremler genel olarak bizlere gündemimizde bir depremin olmadığını göstermiştir. Dolayısıyla yaşanan bu depremler halkımıza pahalıya mal olmuştur. Ciddi can ve mal kayıplarına ve ciddi travmalara neden olmuştur. Ümit ederim ki yaşanan bu deprem hepimize ders olsun. Özellikle kamu kurumları bundan bir ders alsın ki yaşanacak bir depremde en hafif şekilde atlatılabilsin. Bundan sonra depremlere hazırlıklı olmak zorundayız.
Van ilimizde deprem öncesi halk normal hayatını sürdürürken, yaşanan deprem sonrası küçük esnaf çok ciddi hasara uğramıştır. Bir dakika önce kendisine ve çevresine katkı sunan küçük esnaf deprem sonrası Kızılay çadırlarında kuyruklarda beklemeye başladı.
Depremde tüm Türkiye elinden geleni yapmıştır. Burada bir kez daha tüm Türkiye’ye teşekkür etmek isterim.  Hükümette gelince elinden geleni yapmış ciddi bir kaynak aktarımı yaklaşık 2 katrilyon TL bir para aktarımı yapmıştır. Buraya kadar sorun yok. Gelen para ile belki iki Van inşa edilebilinirdi.
Deprem, yaşanan mağduriyet, gelen yardımlar, yaşanan kargaşa, belli bir planın olmayışı bir karmaşaya neden oldu. Esnaf bir anda sıfırlanırken kamuda çalışanlarda böyle bir sıkıntı olmadı. Onlar kendi maaşlarını almaya devam ettiler, hatta maaşlarına iyileşmelerde yapıldı. Elbette onlarında konutları hasar gördü. Ancak esnaf gibi günlük nafakasını çıkarma gibi bir dertleri olmadı. Hatta çalışılan kurumlarda bütçeler doğrultusunda bazı ayrıcalıklarda yapıldı.  Kamuya yapılan bu ayrıcalığa sözüm yok ancak bu yapılan ayrıcalık ve iyileştirmeler vatandaşa hizmet için yapıldı.
Ancak kamuda çalışan vatandaşlarımızın bir kısmı raporlar alarak yâda yolunu bularak farklı bölgelere gidince sıkıntılar yaşanmaya başladı. Bir kısmı bırakıp giderken, fedakârca çalışan diğer kesimin mesai saatleri yükselince sıkıntılar yaşanmaya başladı. Depremlerde alınması gereken önlemlerden biri de bu olması gerektiğine inanıyorum. Hep bırakıp gidildi hem de maaşına yapılan iyileştirmeyi bir başka şehirde harcadı. Buradaki esnafa aktarılması gereken bu para ne yazık ki bu zor zamanlarda bir başka şehir için harcanmış oldu.
Dar gelirli esnaf için neler yapıldı. 40 - 50 bin civarında çadırın kurulması önemli, konteynır kentlerin kurulması da önemli. Ama önemli olan tokiler…
Tokiler yapılırken bir kere tek tip yapıldı bu bir sorun. Bir diğer sorun şehre uzak olması.
Biz öneride bulunduk yıkılan sitelerin arsası mevcut, camisi hazır, yol alışveriş merkezleri vs hazır, yıkılan sitelerin kendi yerlerinde yapılmasını tavsiye ettik. Aynı şartlarla kendi yerlerinde inşa ediniz dedik. Ancak bu önerimiz dikkate alınmadı.
Yapılan bu konutlar şehirlerden uzak, iyi bir işçilik yok, ayrıca vatandaş anahtarını alırken eksiksiz aldım diye kâğıt imzalatılıyor ancak konutuna vardığında eksiklerin olduğunu görüyor.
Bu kadar büyük paranın harcandığı bir sistemde ilin ekonomisine ne kadar katkı sunuldu. “Doğunun markaları gazetesinde” Ziya Türk’ün toki yetkilisi ile yapılan röportajını okumanızı tavsiye ederim. Burada ilgili kişi bu yazıda davet usulü ile firmaların davet edildiğini, malzemelerin ve istihdamında dışarıdan getirildiğini beyan etmiştir.
Hal böyle olunca 2 katrilyon harcanan bir bölgede Van’ın bu işten bir pay almadığı ortaya çıkmıştır.  Firmalar, malzeme ve istihdam dışarıdan getirilmiştir.
Hiç katkısı olmamıştır demiyorum mutlaka ufak tefek malzemeler alınmıştır. Ancak burada taşeron firmaların oyunları mevcuttur. Taşeron buradaki firmanın malzeme parasını çalıştırdığı işçinin parasını vermeden çekip gitmiş.
Bakan beye nasıl bilgi verilmiş bilmiyorum ancak durum bu…
Kredilere gelince…
Kosgebin veri tabanına kayıtlı olan ve olacak tüm kobilere 30 bin ile 100 bin TL olarak kredi verilmesi gündeme geldi.
Yaklaşık 8500 firma başvuru yapmıştır. Bu müracaatların tamamına yakını kosgeb tarafından onaylanmıştır. KOSGEB ile sözleşme imzalayan 13 banka ile anlaşılmıştır. Kosgeb üzerine düşeni yapmıştır. Ancak iş bankalara gelince sorunlar başlamıştır. Önce teminat istenmeye başlandı. Bu süreç içinde memur kefil bulunmayınca bu müracaatların yarısı bu kredilerden faydalanamadı. Bu faydalanamayanların tamamı ihtiyaç sahibi kobiler.
Kredi alan firmalara bakıldığında büyük bir kısmı krediye ihtiyacı olmayan firmalar. Hatta bazı firmalar aldıkları bu faizsiz krediyi faizli olarak bankaya yatırmışlardır. 30 bin veya 100 bin TL kredi firmalar için hakikaten güzel bir sermaye. Yapılan bu çalışma çok güzel ancak bu krediler gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşamamasının önündeki engellerin aşılması konusunda sıkıntı. KOSGEB üzerine düşeni yapmakta son derece başarılı olmuştur. Ancak bankaların keyfi uygulamaları sıkıntıya sebebiyet vermiştir. Tabi kredi garanti fonunda da farklı sıkıntılar yaşandı. Ve beklide en önemlisi aile içinde de sıkıntılara da sebebiyet verdi.
 
Biz burada şunu önerdik. Devlet 30 bin kredi için bankaya peşin 8 bin lira faiz, 100 bin lira kredi için bankaya 25 bin faiz ödeyecek. Biz burada bu faizlerin kobilere hibe edilmesini istedik. Bu verilecek paraların bankaların sıfırlarını artırmak yerine depremde zarar gören kobilere hibe olarak verilmesini istedik. Ancak bu önerimizde kabul görmedi.
SGK’ ya gelince ekim ayının sonuna kadar primlerin alınması ertelendi. Ekim ayına girince kendilerine vatandaşın biriken SGK primlerinin bir seferde ödenmesi esnafı sıkıntıya sokacağını söyledik. Ve kendilerine faizsiz 12 aya taksitlendirme yapılmasını önerdik. Maalesef bu önerimiz de kabul görmedi.
Sonuç olarak. Yıkıcı bir deprem yaşanmış, bunun karşılığında tüm Türkiye ayağa kalkmış, kaynaklar aktarılmış, yeni bir Van için tüm imkânlar seferber edilmiştir. Ancak Yapılan tüm bu çalışmalara rağmen vatandaş mutlu olamamış, çünkü vatandaşın mutlu olması için gereken adımlar atılmamıştır.
Büyük şehir belediyesi olmaya hazır mı?
Van’ın büyük şehir olma talebi ve arzusu onlarca yıldır mevcut. Sayın Cumhurbaşkanının imzası ile gelecek seçimlerde büyük şehir olarak seçimlere girecektir. Hazır mıyız değimliyiz tartışmak yerine kendimizi hazırlamak zorundayız. Mutlaka sıkıntılı bir süreç yaşanacaktır. Ancak en az sıkıntı ile bu süreci atlatmak.
Yeni kamu kurum ve kuruluşlarımız, yeni belediyelerimiz yeni kaymakamlıklarımız oluşacak. Burada deprem sürecinde yapılan hatalara düşmemek gerekir. Bu süreçte her ne yapılacaksa mutlaka taraflarla görüşülerek en iyisi bulunmaya çalışılmalıdır. Ben yaptım oldu mantığı olmamalıdır.
Türkiye’nin en büyük sorunu seçilmişlerin vatandaş tarafından değil, daha doğrusu vatandaşın istediği değil de partinin istediğinin seçilmesidir. Mutlaka partinin fikri de önemli ancak seçilecek kişiler için sadece delegelerden görüş alınmamalı, üyelerden hatta gerekirse tüm Van halkı ile yapılacak bir anket sonucunda belirlenmelidir. Seçilecek kişiler mutlaka liyakatli insanlardan seçilsin. Ki yeni yeni sıkıntılar yaşamayalım.
Yapılacak atamalarda mutlaka tarafların görüşleri alınmalı, liyakat aranmalı, seçimlerde de mutlaka halkın belirlemiş olduğu aday adaylarının aday olması gerekir.
Vatso seçimleri için aday mısınız?
Vatso ilimizin önemli bir meslek kuruluşudur. Bir daha ertelenmemesi halinde 2013 Mart ayında seçimler yapılacaktır. Şu anda arkadaşlarımla, iş adamlarıyla, vatbo yönetimiyle ilgili kişilerle istişare içindeyiz. Büyük bir ihtimalle bende aday olacağım. Şu ana kadar iki arkadaşım adaylıklarını açıkladılar. Onlarda Van halkına hizmet için gerekli yeterliliğe sahip kişiler. Sonuçta Van halkı için bu bir hizmet yarışı olacaktır.
 
Niye aday oluyorsunuz bir eksiklik mi var?
Türkiye’nin en büyük sorunu siyasi partiler ve seçim yasası… Ve bu yasa değişmeden Türkiye’nin sıkıntılarının biteceğine ben asla inanmıyorum. Siyasi partiler ve seçim yaşası derken elbette %10 barajı da bu işin içine giriyor ancak bana göre daha büyük bir sıkıntı milletvekilleri veya belediye başkanlarının partinin yetkili kişileri tarafından yâda siyasi parti başkanının bizzat kendisi tarafından belirlenmesi. Asıl sorun bu.
Aday adaylarının seçilmesi halk tarafından olmuyor. Bu o partinin yetkilileri tarafından seçiliyor. Halk gönlünden geçen insanı yâda kendisine hizmet edeceğine inandığı kişiyi seçemiyor.  Göstermelik Temayül yoklaması en ilkel ülkelerde bile yapılmayan bu yoklama ne yazık ki bizde halen yapılmaktadır.
Halk kendi seçeceği, kendisini temsil edecek insanı belirlerse sorunlar daha çabuk çözülecektir.
TOBB’a bağlı odalar ve borsaların seçim sistemi Türkiye de ve dünyadaki en demokratik seçilme sistemidir. Dileyen üye, dilediği zaman seçimlere katılabiliyor.
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Ben Vatso’yu yönetenlerin bir eksiklik yaptığını veya iyi yönetemediklerini söylemiyorum. Ancak biz seçilirsek yapabileceğimizin en güzelini yapacağız.
Geçmişte 3 yıl ticaret odasına başkanlık yaptım. O zamanlarda büyük çabalar sonucunda dönemin valisi ve belediye başkanları ile birlikte OSB bizim girişimlerimiz sonucunda kuruldu. Bundan dolayı da çok mutluyum.
 Yine o 3 yıllık dönem içinde vana yüzlerce trilyon aktaran kosgeb’in 1998 yılında kurulmasını yine biz sağladık. Kosgeb’i Van’a getirdiğimizde Türkiye de sadece 20 ilde mevcuttu. Dolayısıyla herkesin kendisine göre bir çalışma şekli ve hedefleri vardır.
Stklar ne zaman hür davranacaklar?
Meslek kuruluşlarını sivil toplum örgütlerinden ayrı tutmamız lazım. Birinde mecburiyet bir diğerinde gönüllülükler vardır. Meslek kuruluşlarına yüzlerce farklı düşünceden kişi kayıtlıdırlar. Bu yüzden bu işin başındakilerin siyasetten uzak durması gerekmektedir. Bizde neden sıkıntı yaşanıyor diye sorarsanız. İşte bu meslek kuruluşlarının başındaki arkadaşlarımızın siyasete bulaşmış olmalarından dolayıdır.
Bu tür meslek kuruluşları siyaset için basamak olarak kullanılmamalıdır.
Meslek odaları başkanları ihaleye girmeli mi? Siz Ticaret odasına başkan olursanız ihale girecek misiniz?
 Bugüne kadar hiçbir kamu kurum ve kuruluşu ile alışverişim olmadı. Bence değil sadece ihaleye, siyasete bile girmemelidirler, aday olmamalıdırlar. Hatta meslek kuruluşlarının başındaki kişilerin kamu ile alışverişlerinin olmaması gerektiğine de inanıyorum. Bu tarafsızlıklarına zarar verir. Meslek kuruluşlarının başındaki kişinin tarafsız olması gerekmemektedir.
1990 da Türkiye odalar ve borsalar birliği kanununda odaların yâda borsaların meclis üyelerinin siyasi partilere üye olmasını yasaklardı. Ya siyaset yada oda veya borsa denilirdi. Ne zaman ki bu kısıtlama kaldırıldı. Türkiye odalar ve borsalar birliğine bağlı oda ve borsaların başındakiler siyasetin içine girmeye başladılar. Ve görüldü ki odaların veya borsaların başındakilerin çalışmaları ile siyasette aday gösterilebiliniyor. Şimdi hem odanın başında olacaksın hem de siyasette olabileceksin. İşin çivisi burada çıkmış durumda.
Eski kanuna geri dönülmeli ve meslek kuruluşlarının başındaki yetkililer siyasete girememeli, siyaseti tercih edenlerde meslek kuruluşlarının başına geçememelidirler.
 Ancak ne yazık ki odalarda yapılan iyi çalışmalar sizi bir partiden aday gösterilmeniz için basamak olmaya başladı. Bu işin çivisi çıkmıştır. Meslek kuruluşlarının başındaki kişiler kesinlikle siyasete girmemeli, siyasete girenlerde meslek kuruluşlarının başına geçememelidir.
Ben Ticaret borsasının birilerinin güdümünde olduğunu sanmıyorum. Duruşumuz bellidir. Söylemlerimiz bellidir. Çizgimiz bellidir.
Feridun Irak’ın gözüyle Van’ın öncelikleri nelerdir, Hedefleriniz nelerdir?
Meslek kuruluşlarının başındaki kişilerin görevi üyelerinin mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak ve sorunların çözümü için hareket etmektir. Biz kendimizi sadece bu kıstas ile sınırlı görmüyoruz.  Ancak bizim için öncelikli sorunların başında kürt sorunu gelmektedir. Bu sorunun bir an önce bir çözüme kavuşturulması olmazsa olmazdır. İkincisi işsizliktir. Bunun için Yatırımların önünü açmak, beyin ve sermaye göçünün önüne geçmek gerekmektedir. Ayrıca kalifiye eleman konusunda da atılması gereken adımların olması gerekir.
Meslek okullarında mezun olan çocuklar iş bulamıyor. Dönüp sanayiciye bakıyorsunuz kalifiye eleman bulamıyor. Burada bir çelişki var. Ben buradan söyle bir sonuç çıkarıyorum. İhtiyaç olan alanda veya sektörlerde mesleki eğitim verilmiyor. Demek ki, Doğru mesleki ihtiyaçlar belirlenememiş. Araştırmalar yapılması ve ihtiyaç olan alanda mesleki eğitimlerin verilmesi şarttır.
Diğer taraftan kimseyi suçlamak adına söylemiyorum ama şunun bilinmesi gerekir. Girişimcilik belgesini bilirsiniz. Girişimcilik belgesini almış kişi 30 bin hibe 100 bin TL de kredi alıyorsunuz. Peki, bu girişimcilik belgesini kimin vermesi lazım? Tabii ki meslek kuruluşlarının…
 Biz ticaret borsası olarak 350 girişimci belgesi verdik. Ve bunu da tamamıyla kendi bütçemizden karşıladık. Ancak bu girişimci bir yer açtığında kayıt ücretini ya Vatso’ya ya Esob’a veriyorlar ve bu meslek kuruluşlarına üye olmak zorundalar.
Ancak biz buna rağmen başka odalara üye olacaklar bizi ne ilgilendiriyor demedik elimizden gelen tüm yükümlülüğü yerine getirdik. Kendi bütçemizden karşılayarak bu hemşerilerimizin iş kurmalarına yardımcı olduk.
K Belgesi ile ilgili düşünceniz nedir?
Basından takip ettiğimiz kadarıyla, K belgesi ile alakalı bir usulsüzlük var. K belgeleri bakanlığın kendisinin kurmuş olduğu bir birimde verilirken bazı illerde ticaret odaları tarafından veriliyor. Tam olarak nasıl bir usulsüzlük olduğunu ben detay olarak bilmiyorum. Basına yansıyan kadarıyla yanlış bir uygulama var. Vatandaşın mağduriyeti var. Van da yaşanan bu yanlış uygulamadan dolayı 52 ildeki ticaret odasından bu yetki alınmıştır.
Burada bir zafiyet yaşanmış, yönetimden memuruna kadar. Bunu kimse inkâr edemez.
Önümüzdeki 1.5 yılda 6 seçim olacak, vatso seçimleri diğer seçimleri nasıl etkiler?
Ben Vatso seçimlerinin siyasete bulaştırılmaması gerektiğine inanıyorum. Feridun Irak tüm partilere tüm kişilere eşit uzaklıktadır demiyorum eşit yakınlıktadır. Vatso seçimleri siyasetin dışında tutulmalıdır. Ticaret odasının başındaki kişilerin siyasetten gelmesi durumunda Vatso seçimlerinin kazanılması o ildeki elbette siyasi hareketin bir göstergesi olabilir. Ancak tekrar ediyorum Vatso seçimleri siyasete bulaştırılmamalıdır. Olduğu an ticaret ve sanayi odası gerektiği gibi hizmet veremez.
Kavga kültüründen ne zaman kurtulacağız?
Bu tüm Türkiye’nin hayalidir. Son derece demokratik ve seviyeli bir seçimin yapıldığı bir Türkiye herkesin hayalidir. Ancak bugün parlamentoya bakıldığında kürsülerde yapılan konuşma seviyesi, televizyonlardaki tartışma programlarında tartışan aydınların, yazarların üsluplarına bakıldığında bu kavga kültürünün kısa sürede biteceğine pek inanmıyorum.
 Ancak ben her zaman söylüyorum Van halkı her zaman güzel düşünen ve konuşan bir halktır. Tüm seçimlerde örnek bir seçim yapacağına inanıyorum

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • Haber Sistemi DEMO v5 - 08 Ekim 2011Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV